

Süryaniler her yıl, Nuhomo Diriliş (Paskalya) bayramı öncesinde tutulan 50 günlük büyük orucun ilk haftasının cumartesi gününde, Süryani akademisinin kurucusu, şair, teoloji öğretmeni, bilge ve "Süryanilerin Güneşi" lakaplı Mor Afrem'i anarlar.
Süryani Ortodoks Kilisesi, Mor Afrem’i azizleri anma programında yıllık kilise takvimine dahil etmiştir. Bu tarih, Nuhomo Diriliş (Paskalya) bayramı öncesinde tutulan 50 günlük büyük orucun ilk haftasının cumartesi günü olan 'Mor Afrem Günü'dür.
M.S. dördüncü yüzyıldan yedinci yüzyıla kadar olan dönem, Süryani edebiyatının altın çağı olarak tanımlanır. Bu dönemlerde Süryani yazarlar ve şairlerce önemli edebi ve sanatsal eserler hayata sunulmuştur.
![]()
M.S. 285 yılında Nusaybin’de doğan Mor Afrem de teoloji ve edebiyat alanında günümüzde dahi yaşam bulan çalışmalarıyla tüm zamanların en üretken teolojik öğretmen, şair ve bilgelerinden biri olarak öne çıkar.
Nusaybin’de eğitim gören, Süryani dilinin duayeni, güçlü bir anlatım diline sahip olan ve kısa süre içerisinde saygınlık kazanan Mor Afrem'e, "Süryanilerin Güneşi" ve "Kutsal Ruhun Kavalı, Liri" lakapları verilmiştir.
Süryani akademisi: Nusaybin Okulu
Mor Afrem küçük yaşta bölgenin Episkoposu olan Mor Yakup’tan teoloji eğitimi almaya başladı. İznik’te MS 325 yılında toplanan Hıristiyanlığın ilk ve en büyük evrensel konsiline katılan Mor Yakup ile öğrencisi Mor Afrem Nusaybin'e döndüklerinde Nusaybin Okulu'nun inşasına başladı.
Süryanice eğitim verilen Nusaybin Okulu 326 yılında açıldı. Mor Afrem uzun yıllar boyunca okulun rektörlüğünü yaptı. Yedinci yüzyıla kadar hizmet veren Nusaybin Okulu'nda 800 ile 1000 arasında öğrenci yatılı olarak okumaktaydı.
Okulun resmi dili Süryanice’ydi. Okulda Süryanicenin yanı sıra Grekçe de okutulmaktaydı. Nusaybin Okulu'nda felsefe, mantık, edebiyat, geometri, astronomi, tıp ve hukuk eğitimi veriliyordu. Bu dönemde Grekçe’den Süryanice’ye birçok kitap çevrilmiştir. Mor Afrem'in yüksek eğitim düzeyi ise Nusaybin Okulu'nda sunulan eğitimin bir ölçütü olarak bilinmekteydi.
Urfa'ya göç etme süreci
Mor Afrem’in Nusaybin’de bulunduğu yıllarda şehir Perslilerce üç kez kuşatılır fakat ele geçirilemez. Son kuşatmada, Bizans İmparatoru Julien’in bozguna uğratılması sonucunda Nusaybin şehri teslim edilir.
Kentin Hıristiyan halkının büyük bir çoğunluğu göç ederek şehri terk etmek zorunda kalır. Mor Efrem de kentlilerle birlikte önce Diyarbakır’a gelerek şehrin Batı cephesine yerleşen mülteciler arasında bulunur, daha sonra da Urfa’ya yerleşir ve yaşamının son on yılını orada geçirir.
Mor Afrem, varlıklı insanlardan topladığı yardımlarla binlerce yoksul ve yardıma muhtaç durumdaki insanlara yiyecek ve ilaç bulur.
![]()
Edebi çalışmalarında oldukça yalın bir dile sahiptir. Afrem, şiir ve kaside tarzını geliştirmiştir ve olağanüstü bir üretkenliğe sahiptir.
Niyseli Grigor’un anlatımına göre bazen zihni, düşüncelerinin coşkun dalgalarıyla kabarıp taşardı ve o zaman Afrem şu şekilde dua etmek zorunda kalırdı: ‘’Lütfûnun selini durdur, ey Tanrım.’’
Edebi çalışmaları
Birçok manzum vaaz ve ilahi, Kitab-ı Mukaddes tefsiri, açıklayıcı dini konuşmalar ve polemik eserler kaleme almıştır. Çalışmaları çok kısa bir sürede Yunanca, Ermenice, Kıptîce, Habeşçe ve Latinceye çevrilmiş.
Mor Afrem'in etkisi yalnızca Mezopotamya’da değil, tüm Hıristiyanlık dünyasına yayılmıştır. Yapıtlarının büyük bir kısmı günümüze dek gelerek Latin harfleriyle altı büyük cilt halinde basılmıştır.
Mor Afrem, Süryani şiirini geliştirmiş, tarzı yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş, ilahi ve söyleşileri de Süryani ayinlerinin düzenlenmesinde etkili olmuştur. Memra (mimro) ve Madrasa (mardaşo) adı verilen iki tarzda yazılmış şiirleri vardır. Memra konuşma tarzında olan şiir, Madrasa ise ezgisel çizgisi daha belirgin ve koro tarafından okunan bir tarzdır.

Afrem'in şiirleri mekansal icra edilen tüm dua ve ilahi okumalarında sıkça kullanılır. Beşinci yüzyıl Bizans tarihçisi Sozome’ye göre, Mor Afrem'e ait üç milyona yakın şiir olduğu belirtilir. Ayrıca “Sugitho” türünü Hıristiyan edebiyatına kazandıran, düzenleyen ve kullanıma sunan ilk Süryani şairidir. Sugitho’nun belli bir kalıbı vardır. Her sugitho iki, üç ya da daha fazla kişi arasında söz düellosu şeklinde icra edilen bir yazım türüdür.
Günümüzde 400'e yakın ilahisi yaşatılıyor
Süryanicenin konuşma ve yazı dili olarak kullanıldığı her yerde Mor Afrem’in ilahileri okunur. Günümüzde ise 400’e yakın ilahisi bilinmektedir. Kutsal Kitabın literal şekilde okunmasının kesinlikle yanlış olduğunu ve bu tür yaklaşımların yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini ifade eder. Kutsal Kitapla ilgili yaptığı tefsir çalışmalarının çoğunu düzyazı yerine şiir türünde yapmıştır.
Afrem, vasiyetinde kendisinin gösterişsiz bir şekilde toprağa verilmesini ve kendisine ait hiçbir şeyin saklanmamasını ister. Gömüleceği yer için ise “Mezarlıkta beni, kalbi kırık olanların bulunduğu yere yatırınız ki, İsa geldiğinde beni kucaklayabilsin ve onların ortasında kaldırabilsin” vasiyetinde bulunur.
373 yılının Haziran ayında yaşamını yitirdiği düşünülen Mor Afrem’in mezarı Urfa'da bir mezara konulur. Daha sonra bu mezarın üzerine Deyrülsufli adı ile anılan bir kilise inşa edilir.
Bu yazıda Süryaniler'den faydalanılmıştır.
Devamı +
3 Mayıs 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
30 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
29 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
28 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler