

Atalarıyla birlikte Süryanileri ne Gutiler, ne Persler, ne Makedonlar, ne Roma, ne İslam ne de Osmanlılılar bitiremedi. Evet bu güçlerin her biri kendince Süryanilere büyük bir darbe vurdu. Kimisi çiçeklerini kopardı, yapraklarını yoldu. Kimisi dallarını kırdı. Kimisi de gövdesini kesip, köküne “kibrit suyu” dökmeye çalıştı. Ama hiçbirinin, bu ağacın yerin derinliklerine inen köklerini yok etmeye gücü yetmedi.
“Turabdin‘de Süryani Yerleşimi” kitabını yazarken, bir şeyin farkına vardım. Farkına vardığım şey şuydu: Bir halkı eğer tüm unsurlarıyla ortadan kaldıramıyorsanız o halk bir gün yeniden bir şekilde ortaya çıkar ve varlığını devam ettirir.
Mesela bir ağaç düşünün, budamayla ortadan kalkmaz. Bir ağacın dalları ve hatta gövdesini kesseniz de ortadan kalkmaz, kaldırılamaz. Aksine, bir ağaç ne kadar budanırsa o kadar gürleşir, gövdesi kalınlaşır, güçlenir ve kökleri toprağa daha fazla yerleşir.
Yani bir halkı baskıyla, katletmek veya tehcir etmekle ortadan kaldıramazsınız. Aksine her baskı daha güçlü bir bilinci, her katliam daha güçlü bir direnici ve her sürgün daha büyük bir sahiplenmeyi doğurur.
Süryanilerin tarih içinde yaşadığı şey aslında biraz da bu. Bethnahrin’de (Mezopotamya) ve hatta bütün Ortadoğu’da, Akadlardan bu yana kesintisiz bir süreklilik temsil eden Süryaniler, insanlığa birçok yenilik sunmuş ve yaşadığı bölgenin en derin yerlerine kadar köklerini saldı. Bu nedenle tarihin birçok döneminde yaşadıkları yenilgi, işgal, istila, baskı, katliam ve hatta soykırımlara rağmen her seferinde dallarından, gövdelerinden ve köklerinden saldıkları yeni budak ve filizlerle var olduklarını yeniden herkese kanıtladılar.
Bu durum, Süryanilerin sahip olduğu köklerin Bethnahrin’de derin ve güçlü olduğunu gösteriyor. Bu yüzden de Bethnahrin’e bir kabus gibi çöken Gutilerin her türlü yıkımına rağmen bir süre sonra Babil ve Asur’da, geçmişten daha güçlü bir şekilde yeniden sahneye çıkıyorlar.
Perslerin ve ardından Makedonların sersemletici darbesi de Süryanilerin ataları olan Asuri, Arami ve Keldanilerin tarih sahnesinden yok olmasını sağlamadı. Aksine önce Adiabena, Nabati, Tedmor (Palmyre) ve Abgar (Osronoye) krallıkları, ardından da Hıristiyanlık üzerinden yeniden etrafındakileri etkilemeye başladı.
Bütün halkları ve her yeri dümdüz eden bir silindire benzeyen Roma egemenliği bile Akad, Babil, Asuri, Arami ve Keldanilerin devamı olan Süryanileri baskıladı ancak yok edemedi. Örgütledikleri kiliseler ve geliştirdikleri eğitim kurumlarıyla (Akademiler) hem kendi varlıklarının yeniden ortaya çıkmasını sağladılar hem de Ortadoğu temelli yeni bir medeniyetin gelişmesine temel oluşturdular.
Kısacası atalarıyla birlikte Süryanileri ne Gutiler, ne Persler, ne Makedonlar, ne Roma, ne İslam ne de Osmanlılılar bitiremedi. Evet bu güçlerin her biri kendince Süryanilere büyük bir darbe vurdu. Kimisi çiçeklerini kopardı, yapraklarını yoldu. Kimisi dallarını kırdı. Kimisi de gövdesini kesip, köküne “kibrit suyu” dökmeye çalıştı. Ama hiçbirinin, bu ağacın yerin derinliklerine inen köklerini yok etmeye gücü yetmedi.
Bu yüzden de her saldırı, her yok etme çabasının ardından yeni bir varoluş süreci ortaya çıktı. Her ne kadar bu varoluş süreçlerinde ortaya çıkanlar geçmişten biraz farklı da olsalar, bağlandıkları kökler ve beslendikleri toprağın içindeki değerler hep aynıydı. Dolayısıyla yeniden varoluş süreçleri sonrasında ortaya çıkanlar, öncekilerden biraz daha bilinçli ve güçlü oldular.
Günümüzde dünyanın birçok yerine dağılan Süryaniler, Osmanlılar döneminde yaşanan soykırım ve ardından 1924 Hakkari-Nasturi Sürgünü sırasında kesilen ağaçların köklerinde de hayat buldu. Bu yüzden çoğu yurtdışında, diasporada yaşıyor ve yaşam biçimleri, hayâlleri ve talepleri biraz farklı.
Bugün çoğunluğu diasporada yaşayan Süryaniler, yeniden varoluş süreci sonucunda bugünlere geldi. Birçoğunun hayâl ve talebi farklı da olsa, kaynağı (kökü) ve beslendiği toprak bir.
Devamı +
30 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
29 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
28 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler
Devamı +
27 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
25 Nisan 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
24 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler