

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Beth Zalin (Kamışlı) kentinde kitlesel bir gösteri düzenleyen Süryani (Asuri-Keldani-Arami) halkı, dil ve kültür haklarının anayasal güvence altına alınmasını talep etti. Süryani aktivistler, yeni anayasa çalışmalarında çok kültürlülük esas alınmadığı müddetçe, Suriye’de kalıcı barışın sağlanamayacağını vurguladı.
Suriye’de yeni anayasa ve demokratik yapı tartışmaları sürerken, Beth Zalin (Kamışlı) kentinde 1 Temmuz’da bir araya gelen yüzlerce Süryani (Asuri-Arami-Keldani); sivil, dil ve kimlik haklarının resmi olarak tanınması talebiyle seslerini yükseltti.
Gösteriye katılan Süryani aktivistler ve halk temsilcileri, binlerce yıllık geçmişe sahip Süryanicenin okul müfredatlarına dahil edilmesini, akademik kurumlarda okutulmasını ve resmi olarak tanınmasını içeren bir anayasal çerçeve talep etti.
"Çeşitlilik yansıtılmadan anayasa tamamlanamaz"
Göstericiler ve kurum temsilcileri, Suriye’nin geleceğinde hazırlanacak herhangi bir anayasal metnin, ülkenin sahip olduğu etnik, dini ve dilsel çeşitliliği yansıtmadığı sürece eksik kalacağının altını çizdi. Süryani kimliğinin tanınmasının, Ortadoğu’nun binlerce yıllık ortak medeniyet mirasını korumak adına atılması gereken en temel ve pratik adım olduğu belirtildi.
Süryani temsilcilerin temel talepleri arasında şunlar yer alıyor:
“Akademik müfredat şart"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Süryani aktivist İbrahim Adamo, Süryanicenin bölgede canlı bir medeniyet ve kültür sürekliliğini koruyan en eski dillerden biri olduğunu söyledi. Adamo, resmi tanımanın Süryanicenin gelişmesinin önünü açacağını ve dilin sadece kiliselerde veya kısıtlı alanlarda kalmasının önüne geçerek, eğitim ile kültür dünyasındaki varlığını pekiştireceğini ifade etti.
Constantine Shabo da, Süryanice için uzmanlaşmış eğitim müfredatlarının geliştirilmesinin ve bu alanda eğitim alan kişilere resmi olarak tanınan sertifika ve diplomalar verilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Shabo, bu adımı kültürel hafızanın korunması ve gelecek nesillere kesintisiz aktarılması için hayati bir köprü olarak tanımladı.
Eşit vatandaşlık vurgusu
Süryani aktivistler, dilsel ve kültürel çeşitliliğin tanınmasının sadece sembolik bir jest olmadığını, Suriye’deki tüm farklı topluluklar arasında bir arada yaşamı ve gerçek ortaklığı güçlendirecek pratik bir temel olduğunu savunuyor. Bu adımın, çoğulculuğu bir bölünme sebebi değil, zenginlik ve güç kaynağı olarak gören, eşit vatandaşlık esasına dayalı modern bir devlet inşa etmenin yegane yolu olduğu vurgulanıyor.
Devamı +
3 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Turabdin
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
2 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye