

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığından alınan Özgür Özel, yeni parti kuracaklarını ilân etti. Özel, “Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz” sözleriyle CHP grup başkanlığına veda etti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP 38’inci Olağan Kurultayı’yla sonrasındaki kurultayları iptal etmiş, Özel ve parti yönetimini ‘tedbiren’ görevden uzaklaştırmıştı. Yerine de eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevi devralmasına karar vermişti.
23 Mayıs’ta 95 milletvekilinin oyuyla grup başkanı seçilen Özgür Özel, kurultay için delegelerden imza toplamaya başlamış, noter onaylı 833 imza 17 Haziran’da CHP Genel Merkezi’ne teslim edilmişti. Ancak Kılıçdaroğlu ve ekibi, mahkemenin tedbir kararı nedeniyle olağanüstü kurultaya gidemeyeceklerini savunmuştu.
Özel’in ekibi bunun üzerine 14 Temmuz’da Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuş, dilekçede olağanüstü kurultay için isimleri daha sonra bildirilecek üç kişilik bir çağrı heyeti oluşturulmasını talep etmişti.
17 Temmuz’da mutlak butlan kararı ve Özel’in ekibinin itirazı Yargıtay’a ulaşmış fakat yüksek mahkemenin dosyayı adli tatil sonrasına (yani 1 Eylül’e kadar) bırakacağı belirtilmişti.
Özel, bugün (21 Temmuz) CHP Grup Başkanı olarak Meclis’te son kez grup toplantısında konuştu. Milletvekilleriyle yeni parti kuracaklarını ilân eden Özel’in konuşması şöyle:
“Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım”
“Bugün belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Tarihi bir kavşaktayız. Tarihi bir konuşma değil, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.
Bugünlerdeki bazı tutumların, kumpasların ve onurlu duruşların evlatlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz. Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp, daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da… Tüm il ve ilçe başkanlarımızın gelen her şeyin bu memlekette bir şeylerin olduğunu, bir şeylerin yeniden kurulduğunu, milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor. Bunun farkında olarak bugün buradayız.
Size söz veriyorum, her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman, dost olanı dost olarak biz de millet de böyle anacağız.
Türkiye’de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan, değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar; 14–28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100’üncü yılında cumhuriyetle meselesi olanların bu cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.
Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarış sonu seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan, düzenin tekellerine ilk çomağı birlikte soktuk. O gün partide genel başkan, yöneticiler değişti. Ama esas o gün partide ve ülkede bir yönetim anlayışı değişti. O gün ‘Tıpış tıpış oy verecekler’, ‘Benim dediğimi yapacaklar’, ‘CHP’liler zaten başka nereye gidecekler’ diyen bir anlayış yerine; sokağı dinleyen, il başkanını dinleyen bir anlayış partide yönetime geldi.
‘Devran değişir, ayrılanlar birleşir’
Bu partiyi bölemezler. Adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrılanlar birleşir. Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün, 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür.
Belediye başkanlarımıza art arda operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı.
Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı ‘Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, bunlardan arınması lazım’ diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak!
Kılıçdaroğlu’na: Hodri meydan, var mısın?
‘CHP’liyim’ diyebilene söylüyorum; ister yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90’ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın?
‘Partimiz esaret ve işgal altında’
Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim. Artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, Saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır.
İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine ölümü göze alıp, Anadolu’ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.
‘Yeni partimizi milletimizin seçtiği vekillerle kuruyoruz’
Herkes bilsin biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz.
CHP grup kürsüsüne veda etti
Bugün bu kürsüye, CHP’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet grup kürsüsüne veda etmenin yanı sıra iktidar partisinin grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.
Kimse şundan şüphe etmesin. Bizler, sizler, hepimiz; ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana’da, ne Vahap Seçer Mersin’de.
‘Ben, onlarla değilim’ demeyen herkes bizimle’
Selam olsun Edirne’den Iğdır’a, Trabzon’dan Antalya’ya. ‘Ben onlarla değilim’ diyen diyebilir, tarihin önünde, milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birlikte, iktidar yürüyüşündedir.
Sahipsiz vatanın batması haktır, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük, yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapadılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Yeni yolda hep birlikte iktidara yürüyeceğiz, yürüyelim arkadaşlar.”
Devamı +
21 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
20 Temmuz 2026 By Sabro in Haberler, İnsan Hakları
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye