SABRO

Türkiye'nin Süryaniceyi sahiplenmesi gerekir

TBMM’de 2020 yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerde söz alan HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik, Türkiye’deki Hristiyan toplumlarının kültürel mirasına sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2020 yılına ait bütçesine ilişkin yapılan görüşmelere katılan Mardin Milletvekili Çelik, Türkiye’nin her geçen gün yeni sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdikten sonra, “Ülkemizin içinde bulunduğu durumdan kaynaklı belki yeni şeyler, güzel şeyler yapmaya gücümüz yetmeyebilir ama ne olur, kötü şeyler yapmayalım” dedi.

Mardin’de Birinci Kayyım döneminde başlatılan ancak seçimlerle işbaşına gelen yönetim tarafından durdurulmasına rağmen, ikinci kayyım döneminde yeniden çalışmaları yapılan Mardin Cumhuriyet Meydanı Altyapı ve Otopark projesini gündeme getiren Çelik, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla kentsel sit alanı ve koruma amaçlı imar planı sınırları içinde yer alan Cumhuriyet Meydanı’nda altyapı ve otopark çalışması yapılmasına izin vererek arkeolojik katmanların yok olmasına sebep oluyor” dedikten sonra, yapılmak istenen bu projeyle kültürel hafızanın silinmeye çalışıldığını söyledi.

Konuşmasında Hasno d’Kifo (Hasankeyf)’te yapılan taşımalara da değinen Çelik, “siz ne kadar taşıma yapsanız da içindeki hafızayı taşıma imkânınız yok. Dolayısıyla, kültürel yaklaşım konusunda hafızayı yok etme üzerine kurulu bir mantık var. Ben, ülkem dediğim topraklara bir bütün olarak bakarım. Edirne’deki Selimiye Camisi’yle Mardin’deki Deyr-ül Zafaran Manastırı arasında sahiplenmek konusunda kesinlikle ayrım yapmam. Bana göre, doğru bir kültürel yaklaşım böyle olmalı” dedi ve bir ülkenin kültürel değerleri arasında; kimler tarafından yapıldığına veya neyi temsil ettiğine bakılarak ayrım yapılmaması gerektiğini dile getirdi.

Bütçe komisyonundaki konuşmasında Mardin’in kültürel değerini de gündeme getiren Çelik, “Bilmiyorum Mardin’i bilir misiniz? Mardin Antalya kadar turizm değeri belki yok ama kültürel değeri Türkiye’deki birçok ilden çok daha fazla. Bilirsiniz Mardin’de Dara kenti var. Dara kentinin 2-3 kilometre aşağısında bulunan Ambar köyünde çok büyük bir kilise var ama bu kilise maalesef şu anda üzerinde inşa edilen 3 evde oturan aileler tarafından ahır olarak kullanılıyor. Daha da kötüsü bu kilise Kültürel Mirası Koruma Derneği tarafından yapılan bir proje çerçevesinde ortaya çıkan değerlere göre, yok olma tehlikesine maruz en önemli kiliseler arasında 2’nci sırada bulunuyor” dedi.

Kültürel miras kapsamına giren yapıların tescillenmesi ve korunması konusunda yürütülen çalışmalarda şimdiye kadar Müslüman–Hıristiyan yapı ayrımı yapıldığına da vurgu yapan Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a bugüne kadar yapılan çalışmalarındaki Hristiyan yapıların oranını sordu.

Yaptığı konuşmanın sonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ermenice, Rumca, Süryanice ve Kürtçe konusunda çalışma yapması gerektiğini de söyleyen Çelik, “Kıpçak Türkçesini mutlaka biliyorsunuzdur. Kıpçak Türkçesinin ayakta kalması için en büyük çabayı Ermenistan filologları ve Ermenistan devleti yaptı. Doğrusu da budur çünkü kültürel değerler bir ülkenin bütünlüğünü oluşturur ve hiçbir ayrımın yapılmaması gerekir. Ermenilerin Kıpçak Türkçesini sahiplenmesi gibi Türkiye'nin de, dünyanın en eski dillerinden biri olan Süryaniceye ve Ermenice, Rumca, Kürtçe gibi Türkiye’de yaşayan diğer dillere sahip çıkması gerekir” dedi.

TOP