SABRO

Yazıcı ve Abrohum’dan 7 yıldır haber alınamıyor

Suriye'de 22 Nisan 2013'te kaçırılan Antakya Rum Ortodoks (Melkit) Kilisesi İskenderun-Halep Metropoliti Pavlus Yazıcı ile Süryani Ortodoks Kilisesi Halep Metropoliti Yuhanun Abrohum’dan 7 yıldır haber alınamıyor. Süryani Milletvekili Tuma Çelik Metropolitlerin akıbetine ilişkin meclise soru önergesi verdi.

22 Nisan 2013'te Suriye'de kaçırılan Antakya Rum Ortodoks (Melkit) Kilisesi İskenderun-Halep Metropoliti Pavlus Yazıcı ile Süryani Ortodoks Kilisesi Halep Metropoliti Yuhanun Abrohum’dan halen haber alınamıyor.

Metropolitlerin akıbetiyle ilgili çok sayıda girişimde bulunuldu. Hıristiyan cemaatlerinin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri de Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla konuyla yakından ilgilendi.

Türkiye hükümeti ise bölgedeki hâkimiyetine rağmen konuya dair olayın ardından yaptığı birkaç açıklama dışında bir girişimde bulunmadı.

Metropolit Abrohum, 22 Nisan’da Türkiye’den Suriye’ye dönen Metropolit Yazıcı’yı Suriye tarafındaki Bab-El-Hawa sınır kapısında karşıladı. Araçlarında şoför Fathallah Khabud ve Fuad Eliya adlı iki kişi daha vardı.

Halep’e doğru giderken sınırdan 20 km kadar uzakta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’nun denetimindeki kontrol noktasından sorunsuz geçtiler. Kısa bir süre sonra silahlı adamların bulunduğu araçlarla yolları kesildi.

Araçlarda bulunan silahlı 8 kişi, şoför ve Fuad Eliya’yı araçtan indirdikten sonra iki silahlı adam araca binip kontrolü sağlayarak  Metropolitleri kaçırdı.

Hükümet sessiz

Metropolitlerin kaçırılmasının ardından Türkiye hükümeti konuyla ilgili, olaya dair istihbarat sahibi olduğu izlenimi yaratan açıklamalarda bulundu. Dönemin Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu olmak üzere pek çok yetkili, kaçırılan metropolitlere ilişkin defalarca “Sağ olduklarını biliyoruz, kurtarılmaları an meselesi” şeklinde umut vadeden açıklamalar yaptı.

Aaradan geçen 7 yıla rağmen herhangi bir gelişme yaşanmadı. Hükümet konuya dair bir daha açıklama yapmadı ve konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

Konu defalarca TBMM gündemine geldi. Yıllarca hükümete konuya dair bilgi olup olmadığı soruldu. Metropolitlerin kaçırılmasının hemen ardından 2013 yılında CHP Hatay Mehmet Ali Ediboğlu, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na ellerinde bilgi olup olmadığını sordu. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ellerinde herhangi bir bilgi olmadığını açıkladı.

CHP ve HDP'li vekiller tarafından aradan geçen yıllar boyunca hükümetin elinde konuya ilişkin herhangi bir bilgi olup olmadığı sorusu soruldu. Fakat bütün bu sorulara herhangi bir cevap verilmedi. Son olarak geçtiğimiz yıl HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik'in, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a sorduğu sorular yanıtsız kaldı.

Cihatçılara metropolitleri sormadı

Metropolitlerin kaçırılmasıyla ilgili olarak en önemli iddialardan biri de cihatçı örgütlerden birinin lideri Ebu el-Banat ile ilgiliydi. Avukat Erkan Metin, Ebu el-Banat'ın yakalanması ve yargılanmasıyla ilgili iddiaları sık sık dile getirmişti. 

İddialara göre, metropolitlerin kaçırılmasından kısa bir süre sonra Konya'da, Suriye'den gelen bir gruba kimlik kontrolü yapıldı. Yanlarında kimlik olmayan gruptan şüphelenen polis, araçta bulunanları gözaltına aldı.  Gözaltına alınanlardan biri Ebu Banat lakaplı Magomed Abdurahmanov du.

Birçok yerde Ebu Banat'ın internette dolaşan Suriye’de kafa kesme videolarında görünen kişilerden biri olabileceği iddia edildi. Ebu Banat'ın İstanbul'da verdiği adrese yapılan baskında ise çok sayıda silah ve mühimmat yakalandı.

Dosyaya göre Abdurakhmanov,  Bağcılar’da yanında kaldığı kişinin adresine yapılan aramada 2 adet saldırı tipi el bombası, 8 şarjör, 186 ağır silah fişeği, palaska ve kafa kesme görüntülerinde giydiği değerlendirilen 3 adet siyah cübbe elle geçirildi.

Ebu Banat, polisteki ifadesinde her şeyi kabul etti. El Kaideye bağlı bir örgütün lideri olduğunu ve Suriye'de Hıristiyan din adamlarının kafasını kestiğini ifadesinde anlattı. İlk defa kafa kestiğini, bu tür eylemlerin çatışma bölgesinde neredeyse her Cuma yapıldığını anlatan Ebu Banat, kendisinin örgütte Emir, yani komutan olduğunu söyledi.

Bağcılar’da yakalandığında üzerinde bulunan çok sayıda telsizi, Türkiye istihbaratından olduğunu düşündüğü Ebu Cafer isimli bir eleman tarafından verildiğini polis sorgusunda anlattı. 2013 yılının Temmuz ayında tutuklandı. Ancak 10 ay sonra çıktığı mahkemede ilk ifadesini yalanladı. Videolarındaki görüntülere rağmen kafa kesen kişinin kendisi olmadığını iddia etti.

Ebu Banat, duruşmada “Biz Suriye’de savaştık. Türkiye bize şimdiye kadar yardım etti ama şimdi neden tutukluyum anlamıyorum. Kimse sesimi duymuyor” diye konuştu. Videonun gerçek olduğu da bu süreçte ortaya çıktı. Fakat Ebu Banat'a yargılama sürecinde kaçırılan metropolitler hiçbir zaman sorulmadı.

İstihbarat vardı

Bunların yanında dava dosyasında Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen 2 Temmuz 2013 tarihli gizli bir yazının bulunması dikkat çekti.

Yazıda “Metropolitlerin Magomed Abdurakhmanov’un grubu olan Katibetül Muhacirun tarafından kaçırıldığı, önce Halep Ancura köyüne, ardından ise İdlib Sermade Deridize köyüne götürüldüklerinin bilgisinin alındığı ve metropolitlerin Esad’a teslim edilip takas edilmesinin planlandığı” belirtiliyor.

26 Nisan 2013’te Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı’nın emniyette konuyla ilgili aynı bilgiyi verdiği de ortaya çıktı. Bilgi, metropolitlerin kaçırılmasından sadece dört gün sonra yazılmış. Dava dosyasında yer alan bir başka bilgi notu metropolitler ile ilgili daha detaylı bilgi içeriyor.

Bilgi notunda, Metropolit Pavlus Yazıcı’nın muhalifleri desteklediği için zarar göreceğinden endişe ettiği, Türkiye’ye yerleşmeyi planladığı ve Ocak 2013’ten itibaren Türkiye’ye giriş çıkış yaptığı bilgisine yer veriliyor. Aynı notta 22 Nisan 2013’te Metropolit Yazıcı’nın Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan çıkış yaptıktan sonra Halep Süryani Ortodoks Metropoliti Yuhanun Abrohum ile birlikte El Kaide’ye bağlı Katibetül Muhacirun grubu tarafından kaçırıldığı belirtiliyor.

Adalet Bakanlığı: İnsanlık suçu değil

Savcılık, basında çıkan kafa kesme görüntüleri nedeniyle insanlık suçu kapsamında soruşturma açmak için Adalet Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlık, 26 Ağustos 2013’te verdiği yazılı cevabında kafa kesme olayının Suriye’nin iç sorunu olduğu ve Türkiye’nin herhangi bir şekilde olaydan zarar görmediği gerekçeleriyle soruşturma izni vermedi.

Ebu Banat ve örgütü 13 Kasım 2015'te ABD tarafından kara listeye aldı. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’de hapis yatan Dağıstanlı bir cihatçıyı 13 Kasım 2015’te üç kişinin kafasını kesmekten dolayı kara listeye aldığını ve bu isime Türkiye'de sadece 7.5 yıl hapsi cezası verildiğini dünyaya açıkladı. 

ABD bilgi arıyor

ABD Dışişleri Bakanlığı da geçtiğimiz Temmuz ayında yayınladığı bir açıklamayla kaçırılan metropolitler hakkında bilgi verene 5 milyon dolar ödül vereceklerini bildirdi.

Süryani Milletvekili Tuma Çelik'ten meclise soru önergesi

HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik konuya ilişkin meclise bir soru önergesi sundu.

Çelik'in soru önergesi şöyle:

  • “Bakanlığınız, kaçırılan iki metropolitle ilgili bilgi sahibi midir?
  • Bakanlığınız, kaçırılan metropolitlerle ilgili herhangi bir girişimde bulunmuş mudur?
  • Magomed Abdurahmanov'un dava dosyasyına metropolitlerle ilgili hangi bilgiyi paylaştınız?
  • Kaçırılan metropolitlerle ilgili herhangi bir girişiminiz olacak mı?
  • Suriye'deki Hristiyan toplumlarının durumuna dair bir bilginiz var mıdır?
  • Magomed Abdurahmanov'un yargılamak için Türkiye'den isteyen ülke olmuş mudur?”

Süryani vekil: “Konuya dair istihbarat sahibi olunduğu Türkiye'deki bazı cihatçı grupların yargılamalarında ortaya çıkmasına rağmen hiçbir yetkili herhangi bir açıklama yapmamıştır.”

“Suriye'de çatışmalar başladığından bu yana çok sayıda insan hayatını kaybetti ve milyonlarca insan yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kaldı. Çatışamlar süresince insanlığa karşı suçlar işlendi. Savaş süresince Ezidi ve Süryanilere yönelik yaşananlar uluslararası kamuoyunda soykırım olarak nitelendirildi. Din görevlilerinin kaçırılması da insanlığa karşı işlenen suçlar arasındadır” açıklamasını yaptı.

Çelik, metropolitlerin akıbetiyle ilgili olarak bölgede nüfusu olan herkesin harekete geçmesi ve açıklama yapmasını da vurguladı.

TOP