SABRO

32 Süryani kurumundan Diril çifti için çağrı

Şimuni ve Hurmüz Diril çifti, devlet tarafından boşaltılan Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı, Süryanice ismi Mehre olan Kovankaya köyüne 2011 senesinde dönerek yaşamlarını sürdürmeye başlamışlardı.

Kaçırıldıkları düşünülen ve en son 7 Ocak 2020 tarihinde haber alınan Diril çiftinden 65 yaşındaki Şimuni Diril’in cansız bedenini, çiftin oğlu 70 gün sonra köy yakınlarında bir derede bulmuştu.

71 yaşındaki Hurmüz Diril’den ise tam bir yıldır haber alınamıyor.

Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada gizlilik kararı olması sebebiyle soruşturmanın akıbetine ilişkin herhangi bir bilgi edinilemiyor.

32 Süryani ve Keldani kurumundan çağrı

32 Süryani ve Keldani kurumu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, Şırnak'ta bir yıldır haber alınamayan Hurmüz Diril'in bulunması ve 70 gün sonra cansız bedeni bulunan Şimuni Diril için adalet çağrısında bulundukları bir mektup gönderdi.

Fransa, Belçika, ABD, İsveç, Avustralya ve Irak'ın da aralarında bulunduğu 32 Süryani ve Keldani kurumu, Şırnak’ta bir yıl önce kaçırıldıkları düşünülen ve kendisinden haber alınamayan Hurmüz Diril için ciddi bir soruşturma başlatmaları ve 70 gün sonra cansız bedeni bulunan Şimuni Diril'in adli tıp raporundaki usule ilişkin kusurların soruşturulması çağrısında bulundukları bir mektup gönderdi.

Adalet ve İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağıran ve Hurmüz Diril’in bulunmasını talep eden kurumların ortak açıklamasında, "İçişleri Bakanlığı'nı Hurmüz Diril'in akıbetine ilişkin ciddi bir soruşturma başlatmaya, çağırıyoruz. Ayrıca Şimuni Diril'in otopsi raporundaki usule ilişkin kusurları soruşturmaya çağırıyoruz" denildi.

Bakanlıklardan yerine getirilmesi istenilen talepler şöyle:

  • Adalet Bakanlığı'nı mağdurların yaşam hakkına saygı duymak adına savcıları harekete geçirmeye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesinden doğan usul gerekliliklerine saygı göstermeye ve bu kötü niyetli fiilleri işleyen failleri yargı önün çıkarmaya çağırıyoruz.
  • Adalet Bakanlığı'nı Şimuni Diril'in İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan otopsi raporundaki usule ilişkin kusurları soruşturmaya çağırıyoruz. Ayrıca otopsi raporunun tamamının çocuklarının ve avukatlarının erişimine açılmasını talep ediyoruz.
  • İçişleri Bakanlığı'nı Hurmüz Diril'in akıbetine ilişkin ciddi bir soruşturma başlatmaya, hayatta olup olmadığını ve bir kaçırılma veya cinayet mağduru olup olmadığını tespit etmeye çağırıyoruz.

32 kurumun Bakanlıklara gönderdiği mektup şöyle:

“Diril ailesinin karşı karşıya bırakıldığı travmayı ve ağır azabı tasavvur edebilmek mümkün değil. Diril ailesi, o bölgede kalan az sayıdaki Süryani Hıristiyan ailelerden biridir.

“Geçmişte (50 yıldan daha uzun süre önce) Süryaniler bölge nüfusunun çoğunluğunu oluşturuyordu. Fakat Türk ordusu ve PKK arasında 35 yıldır devam eden çatışmalar sebebiyle Süryaniler topraklarını terk etmeye zorlandı, bu tarihi topraklar da böylece asıl sakinlerinden edilmiş oldu.

“Geride kalan çok az sayıda ailenin bu kararının arkasında ise evlerini yeniden kurmak ve kadim köylerini yeniden canlandırma umudu vardı.

“Bu suça ilişkin ayrıntıları bir an önce ortaya çıkarmak ve failleri adalete teslim etmek, Türkiye’deki Süryanilerin ve diğer tüm Hıristiyanların kalbine bir güven ve güvende olma duygusu aşılayacaktır. Bu suçun faillerini adalete teslim etmek için atılması gereken tüm adımları atmanızı rica ediyoruz.”

Ne olmuştu?

  • Mehre (Kovankaya) köyü, devlet tarafından 1989’da boşaltılmıştı. Köye 1992 yılında dört aile yerleşmiş fakat 1994’te köy tekrar boşaltılmıştı.
  • Şimuni Diril’in amcasının torunları da 1994’ten beridir kayıp.
  • 1994 yılında 12 yaşında olan İlyas Diril ve 16 yaşında olan Zeki Diril’den gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamamıştı.
  • İki çocuğun zorla kaybedilmesi, Cumartesi Anneleri’nin 628'inci haftasında kamuoyuyla paylaşılmıştı.
  • Cumartesi Anneleri, İlyas ve Zeki Diril’in, 1989’da köyleri boşaltılınca İstanbul’a taşındığını ve kazandıkları parayı eve götürmek üzere 2 Mayıs 1994’te İstanbul’dan Şırnak’a doğru giderken gözaltına alındıklarını, daha sonra da kendilerinden bir daha haber alınamadığını duyurmuştu.
  • İlyas ve Zeki Diril için başlatılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanmış, Zeki Diril’in ailesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.
  • AİHM, Zeki Diril’in kaybolmasından devletin sorumlu olduğuna karar vererek Türkiye’yi oy birliği ile mahkum etmişti.

Bianet, Sabro

TOP