SABRO

IŞİD’in katlettiği 104 Ezidi altı yıl sonra toprağa verildi

IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal saldırılarında katledip toplu mezarlara gömdüğü 104 Ezidi, altı yıl sonra Koço köyünde toprağa verildi.

Ezidi halkı, İslamiyet’i kabul etmediği için yıllarca saldırılara, zorunlu göçe ve zulme maruz bırakıldı. Ezidiler günümüze dek 73 katliam yaşadı. Mezarlıkları ve kutsal mekanları defalarca tahrip edildi.

IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yaptığı saldırılarda 2 bin 213 Ezidi katledildi, 390 bini zorunlu göçe tabii tutuldu, 7 bini de kaçırıldı.

Ezidilerin 68 dini mekanı yağmalandı. Binlerce kadın ve çocuk esir alınıp satıldı. Şengal'de IŞİD'in saldırdığı zamana ait 80 toplu mezarla beraber onlarca tekli mezar bulundu.

15 Haziran 2016 tarihinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından yayımlanan raporda, IŞİD’in Ezidilere yönelik soykırım işlediği, 400 bin Ezidi’nin öldürüldüğü, kadınların ve çocukların köleleştirildiği ve yok edilmeye çalışıldığı da paylaşıldı.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin parlamentosu da 3 Ağustos’u 'Ezidi Soykırımı Günü' olarak ilan etti.

Toplu mezarlara gömülen 104 Ezidi Koço köyünde toprağa verildi

IŞİD’in 2014’te Şengal saldırılarında katledip toplu mezarlara gömdüğü 104 Ezidi, altı yıl sonra Koço köyünde toprağa verildi.

2019 yılının Nisan ayında Koço’daki toplu mezardan çıkarılan 104 erkek cesedi, otopsi için Irak'ın başkenti Bağdat'a gönderilmişti.

Bağdat'taki kimlik tespitinin tamamlanmasının ardından 'Meçhul Asker' anıtında katledilen 104 Ezidi için tören düzenlendi. Törenin ardından cenazeler memleketleri Şengal'e gönderildi.

Soykırımdan kurtulan Nobel Barış Ödülü sahibi ve BM İyi Niyet Elçisi Ezidi İnsan Hakları Savunucusu Nadia Murad da törene katılarak konuşma yaptı. Nadia Murad yaptığı konuşmada, Ezidi Kürtlerin 2014’te yaşadığı soykırımın ardından yaralarını sarmaya çalıştıklarını ifade etti.

“Şengal halkının sorunu onur sorunudur. Hala katliam kurbanlarının aileleri tazmin edilmedi. Bugün onurumuz sadece öldürülerek çiğnenmedi. Onurumuz, Müslüman ve Hristiyanlar gibi kendi topraklarımızda özgürce yaşayamadığımız için çiğnendi. Irak’taki diğer bileşenler gibi evimize dönüp birlikte güven içinde yaşayamadığımız için."

TOP