SABRO

Pakrat Estukyan: “Soykırımcı zihniyet şu an iktidarda”

Haber: Marta Sömek

Agos Gazetesi Ermenice Editörü Pakrat Estukyan, 1915 Ermeni Soykırımı'nın 106'ncı yılında, "İntikam almaya çalışan zihniyetin hakim olduğu bir iklimde yaşıyoruz. 106 yıldan beridir bu acının canlı durmasını sağlayan tam da budur" diyerek Ermeni halkının adalet talebinde ısrarcı olduğunu yineledi.

Her yıl 24 Nisan'da katledilenlerin anıldığı 1915 Ermeni Soykırımı bugün 106'ncı yılında. Yüz binlerce kişinin zorunlu göçe maruz bırakıldığı ve bir buçuk milyon Ermeninin sistematik bir şekilde katledildiği soykırımda zorunlu göç, cinsel istismar, Müslümanlaştırma, zorla alıkoyma ve tahakkümün de dayatıldığı Ermenilerle beraber Süryani, Asuri, Pontos ve Yahudiler de 1915 Soykırımında katledildi ve benzer saldırılara maruz bırakıldı.

Agos Gazetesi Ermenice Editörü Pakrat Estukyan ile Ermenilerin bugün soykırıma dair nasıl bir hafıza taşıdıkları, sürdürülen soykırım zihniyeti ve politikalarını nasıl değerlendirdikleriyle beraber hangi talep ve çağrılarda bulunduklarına ilişkin konuştuk.

"Soykırım süreklilik halinde günümüze dek geldi"

Pakrat Estukyan, soykırım zihniyetinin canlı tutularak süreklilik halinde günümüze dek geldiğini, "106 yıl önce yaşanan soykırım çok konuşuldu ama Sevag Balıkçı'nın öldürülmesi çok daha yakın bir zaman, Hurmüz ve Şimuni Diril'in kaçırılıp işkence edilmeleri ve Rahip Aho'nun hapsedilmesi çok daha yakın bir zaman" cümleleriyle yorumluyor.

"Bugün soykırımcı zihniyet şu an iktidarda, benim açımdan esas problem burdan başlıyor" diyen Estukyan soykırım politikalarının bugün de canlılığını sürdürmesini, "Bizim esas sorunumuz soykırımcı bir zihniyetin sırasında, Garzan mezarlığında gördüğümüz gibi cenazeleri mezarlarından çıkarıp intikam almaya çalışan zihniyetin hakim olduğu bir iklimde yaşıyoruz. 106 yıldan beridir bu acının canlı durmasını sağlayan tam da budur" cümleleriyle ifade ediyor.

"Büyük bir kaygı içerisinde yaşıyoruz"

Karabağ'da yaşanan savaşa ilişkin ise 'Ortadoğu'dan ithal edilen cihatçı çetelerin kullanıldığına tanık olduklarını' belirten Estukyan, soykırımcılığın tüm bunlarla tezahür edilerek devam edildiğini ve bu yüzden de büyük bir kaygı içerisinde yaşadıklarını aktardı.

Pakrat Estukyan, son yirmi beş yıllık bir zamanda Türkiye'de Ermeni soykırımının çok daha açık bir şekilde konuşulduğu bir ortamda yaşadıklarını ifade etti.

"Devlet inkarcı söylemini bütün gücüyle sürdürüyor "

Yalnızca 1915 Ermeni soykırımının değil bununla beraber 1915 Sayfo Süryani ve Ezidi soykırımının da tartışılabildiği bir ortamla beraber pek çok yayın yapıldığı ve filmler çekilebildiğinin de altını çizerek şunları paylaştı:

"Şüphesiz ki bunların da alıcısı olan bir kitle var ama bu kitlenin nüfus içerisinde çok küçük bir grup olduğunu da bilmek zorundayız. Buna karşılık, devlet inkarcı söylemini bütün gücüyle sürdürüyor ve tabii ki politize olmamış olan, kitap okuma alışkanlığı olmayan çok daha geniş kitleler bu propagandanın etkisi altında kalıyorlar."

Ermeni halkı adalet talebinde ısrarcı

Her yıl soykırım anmasında yapılan yüzleşme ve kabullenme çağrılarına ilişkin ise Türkiye'nin ısrarla inkar söylemlerini sürdürdüğünü kaydeden Estukyan, Ermeni halkının taleplerini yinelemekten vazgeçmeyeceklerini belirtti.

"Ermeni halkının talebi şüphesiz ki bir adalet talebidir. Adalet talebinden beklentilerinin ise yapılanların adının konması olduğunu ifade eden Estukyan, "Türkiye henüz burdan çok uzakta ve ısrarla bir inkar söylemi sürdürüyor" diye devam etti.

Tasfiye politikası uygulandı

Estukyan, soykırım politikalarıyla yapılanların ısrarla savaş zamanlarında çok normal bir durummuş gibi öne sürüldüğünün altını çizerek şu yorumda bulunuyor: "Bu fevkalade yalandır. Ermeni soykırımının yapılmasının nedeni savaş veya bir tehdit oluşturdukları değil, tam tersine yeni kurulacak ulus devlette Hıristiyan unsurların gerekmediği, istenmediği ve tasfiye edilmesinin daha iyi olacağı düşüncesinin uygulamaya konulmasıdır."

Ermeni gazeteci son olarak yüzleşme çağrılarında ısrarcı olduklarına değinen Ermeni halkının, bugün 1915'ten itibaren yaşananların bilinmesi, tanınması ve tüm yaşananların adının doğru konulmasını beklediklerini dile getirdi.

TOP