SABRO

Pandemi ve Süryaniler

Tüm dünyayı etkisi altına alan, vaka artışının hız kesmediği, önlemlerin alınmadığı ve salgının kontrolden çıktığı korona virüsün gidişatına, aşılanma oranı ve sonuçlarına, ölüm sayıları ve mevcut duruma ilişkin Suroyo TV Genel Yayın Yönetmeni Yakup Mirza, Genel Yayın Yönetmenimiz David Vergili ve Süryani Kadın Derneği yöneticisi Tidora Hobel ile konuştuk.

Geçtiğimiz yıldan bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle dünya genelinde yaşamını yitirenlerin sayısı 4 milyonun üzerinde, 1 milyonun üzerinde ise aşılanma yapılmış durumda.

Soykırımlar, zorunlu göçler ve baskılar sebebiyle dünyanın dört bir yanına dağılan Süryaniler de pandemi sürecinden olumsuz etkilendi. İsveç, Fransa ve Almanya dahil olmak üzere birçok ülkede koronavirüs nedeniyle çoğunluğu 60-80 yaş civarını kapsayan yüzlerce Süryani yaşamını yitirdi. Süryani inancında hayatını kaybedenler, ruhanilerin yönettiği kilise ayininin ardından cenaze töreniyle Süryani mezarlıklarında defnedilir. Birçok Süryani farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldığı için yakınlarının cenaze törenlerine katılım sağlayamadı, pandemi ve yasaklar nedeniyle cenaze törenlerine de çok az sayıda kişi katılabildi.

Süryaniceye yer verilmedi

Yine çoğunluğu 60-80 yaşı kapsayan birçok Süryani yalnızca anadillerini bildikleri ve yaşam sürdürdükleri ülkelerin dillerine sahip olamadığı için pandemi koşullarına dair açıklamaları ve bilgilendirici reklamları öğrenemedi. Birçok ülkede çok fazla dilde açıklamalar yapılsa da Süryaniceye yer verilmedi.

Suroyo TV Genel Yayın Yönetmeni Yakup Mirza, Genel Yayın Yönetmenimiz David Vergili ve Süryani Kadın Derneği yöneticisi Tidora Hobel ile vaka artışının hız kesmediği, önlemlerin alınmadığı ve salgının kontrolden çıktığı gidişata, aşılanma oranı ve sonuçlarına, ölüm sayıları ve mevcut duruma ilişkin konuştuk.

İsveç'te korona virüsün ilk başladığı dönemden itibaren ülkede önlem alınmadığını kaydeden Mirza, birçok ülkeye nazaran İsveç’te yasakların olmadığını belirtti. Yalnzıca restorantların akşam 8'de kapandığını vurgulayan Mirza, “Kiliselerde abunalar (papazlar) 3-4 şemmas (öğrenci) ile ayin yapıyor. Halkımız kilise ayinlerini ve cenazeleri online seyrediyor. İsveç'te vefat sayısı, virüsün ilk başladığı süreçte çok hızlı bir artış gösterdi, bunun sebebi de ülkede bir önlem alınmamasıydı” diye konuştu.

"Süryani halkı artık cenazelerde bile acılarını paylaşamıyor"

Mirza ayrıca İsveç’in dünyada vefat eden Süryani sayısının en fazla olduğu ülkelerden biri olduğunu, bir diğer ülkenin ise Fransa olduğunu sözlerine ekledi. Genç nüfusun virüsü ciddiye almadığına değinen Mirza, bir korku olarak görmediklerini belirtti. Mirza öte yandan, “Halkımızın bir araya gelebildiği ortak etkinlikler düğün, cenaze ve vaftiz gibi törenlerden oluşuyor. Fakat pandemi nedeniyle Süryani halkı artık cenazelerde bile acılarını paylaşamıyor” ifadelerini kullandı.

“Vefat sayısı artınca, Süryani halkı virüsün ciddiyetinin farkına vardı ve evlerine çekildi” diyen Mirza, genellikle 60 ve üzeri yaş ortalamasının İsveç’te yaşamını yitirdiğini belirtirken, kronik hastalığı nedeniyle 49 yaşında vefat eden bir Süryaninin de olduğunu ifade etti. Bu sebeple de genç nüfusun kendilerine bir şey olmayacağını düşünerek rahat hareket ettiğini yineledi.

Mirza konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Süryani halkı gelenek ve görenekleri ile yetişmiş bir toplum. Dünyanın dört bir yanına dağılsalar da değerlerini yaşatmaya devam ediyorlar. Bu değerlerden bir tanesi de misafirperverlik ve hoşgörü. Bir avuç kalmış Süryaniler birbirlerine hasret yaşamakta ve birini gördüklerinde selamlaşıp el sıkışmak, sarılmak ve öpmek de gelenklerinin bir parçası. Şimdi ne birbirlerini ziyaret edebiliyor ne de sarılabiliyorlar.”

Cenaze törenleri çok az ve sınırlı sayıda düzenlendiğini vurgulayan Mirza, abunaların her cenazede, halkı sosyal mesafe kuralına uymak ve temas etmemek için uyardığını fakat Süryani halkının değerlerleriyle yetiştiği için kimi zaman cenazelerde virüsü unutarak birbirine sarıldığını da dile getirdi.

“Birbirimize en çok ihtiyacımız olan bu süreçte ne yazık ki temas edemiyor ve birbirimize sarılamayarak destek dahi olamıyoruz” diyen Mirza, “Yaşlılarımız hiçbir şey yapamaz oldu. Vefatlar ile gitgide azalan yaşlı nüfusumuz oldukça tedirgin durumda. Virüs nedeniyle herkes psikolojik olarak çok ağır etkilendi. Artık birbirimizi canlı olarak yayımlanan cenazelerden görüyoruz” cümlelerini kullandı.

"Zaten bir avuç olan toplumun yavaş yavaş erimesine yol açtı"

Mirza, “Televizyon kanalımızda çalışan bir arkadaşımızın düğünü için birçok akrabası İsveç'e gelmişti fakat düğün yasaklanınca adeta bir yıkım oldu. Belki bir Avrupalı vatandaş buna çok üzülmezdi ama yaşanan bu durum Süryaniler için büyük bir üzüntü yarattı” diye konuştu. Süryanilerin birçok kez zorunlu göçe maruz kaldığını ve birçoğunun yıllarca akrabalarına ve yakınlarına hasret yaşadığını söyleyen Mirza, bir araya gelinebilen tek etkinliklerin de bu şekilde yok olmasının Süryanilerin birbirinden kopmasına ve zaten bir avuç olan toplumun yavaş yavaş erimesine yol açtığını paylaştı.

Birçok Süryaninin anadili dışında farklı bir dil bilmediği için bilgilendirici reklamları anlamamalarına ilişkin konuşan Mirza, “Suroyo TV'de virüse karşı nasıl korunmamızı ele alan Süryanice bir reklam yayınlayarak ve medya araçları ile sık sık halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsveç'te yaşayan Süryanilerin genellikle restorant ve otel işlettiğini belirten Mirza, “Kısıtlamaların olduğu süreçte seyahatlerin azalmasıyla oteller bomboş kaldı. İnsanlar gündüz çalıştığı için restorantlara genelde akşam gidiyor, virüs sebebiyle restorantlar akşam 8'de kapanınca Süryaniler ekonomik olarak etkilenmeye başladı” değerlendirmesinde bulundu.

"Kendi dillerinde bir bilgilendirme yapılmadığı için kimse anlamadı"

Ölümlerin İsveç’te çok azaldığını ifade eden Mirza, “Yok denecek kadar azaldı hem Süryaniler anlamında hem de genel anlamda. Aşı yapmaktan çekiniyorlardı ama son dönemlerde seyahat yasakları gibi zorunluluklar aşı olmayı mecbur kıldı. Bilgilendirme çok azdı, sadece yerel halka yapıldı. Kendi dillerinde bir bilgilendirme yapılmadığı için kimse anlamadı, Avrupa bunu ciddiye almadı” sözleriyle yorumladı.

Vakaların azaldığını dile getiren Mirza, aşılanmanın çok hızlı yapıldığını ve Süryanilerin büyük bir nüfusunun aşı olduğunu sözlerine ekledi. Kiliselerin pandemi nedeniyle açık olmadığını vurgulayan Mirza, bu sebeple kiliselerden uzaklaşıldığı yorumunda bulundu.

"Birbirimizden uzaklaşmaya başlayacağız"

Mirza son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hastalığın yan etkileri olacak, belki şimdi gözükmeyecek ama olacak. Evde kalmak, dost ve akraba görmemek, asosyalleşmek gibi şeyler etkisini negatif olarak gösterecek. Birbirimizden uzaklaşmaya başlayacağız.”

Genel Yayın Yönetmenimiz David Vergili ise, “Süryani ölümlerine baktığımızda hem Süryanilerin alamadıkları tedbirler hem de devam eden organizasyonlar, kiliseler, vaftiz törenleri bir de cenaze törenlerine katılımın yüksek olması aynı zamanda temasın da çok yüksek olması demek” şeklinde konuştu. Vergili, İsveç’te Belçika’da olduğu gibi Süryaniler arasında yaşanan ölümleri yalnızca Süryanilere bağlamanın, sadece Süryanilerin alamadığı tedbirler üzerinden anlamaya çalışmanın eksik olacağının altını çizdi.

Belçika’da Mart ayında, hükümetin Sağlık Bakanlığı’nın Covid hastalığına dair tedbirleri alma konusunda çok başarılı bir tablo çizmediklerine ilişkin neredeyse herkesin hem fikir olduğunu söyleyen Vergili, “Özellikle Sağlık Bakanı muhtemelen siyasi hayatını da bitirmiş. Yeni hükümetin başlamasından bugüne kadar da eski Sağlık Bakanı’nı medyada görmek imkansız. Maske teminatından program dahilinde alınacak tedbirlerin uygulanmaması, sınırların kapatılması ve özellikle tatilden dönen insanların karantinaya alınamaması hastalığın çok yüksek şekilde ilerlemesine neden oldu” diye yorumladı.

"Mevcut durumun kötüye gidiyor"

Vergili, orta yaş grubunun yeni aşılanmaya başladığının, 50 yaş ve üstündekilerinin ise aşılarını olduğunu belirtti. Belçika’daki mevcut durumun kötüye gittiğini vurgulayan Vergili, Eylül ayında yeniden karantina uygulanmasının beklendiğini söyledi.

Aşıya karşı olan birçok insan olduğunun altını çizen Vergili son olarak şu ifadeleri kullandı: “Süryaniler arasında da var bu, hala aşı olmayanlar var. Zorunlu hale gelmeden birçok kişi aşı yapmayacak. Belçika'da hem Süryaniler arasında hem de genel olarak ölümler azaldı. Vakalarda artış var ama ölümler azaldı.”

Süryani Kadın Derneği yöneticisi Tidora Hobel de Turabdin ve çevre illerde Süryanilerin mevcut sağlık durumunun iyi olduğunu ve pandeminin başından beridir çok az vaka yaşadıklarını kaydetti. Korona virüs nedeniyle Turabdin ve çevresinde neredeyse hiç ölüm yaşanmadığını belirten Hobel, “Halkımız mümkün olduğunca dikkat etmeye çalıştı, evlerinden çıkmadı, kiliselere gitmedi” dedi.

Bölgedeki Süryanilerin tamamının aşı olduğunu dile getiren Hobel, “Az vakalarla atlatmaya çalıştık, mevcut duruma bakıldığında bir sorun yok çünkü halkımız oldukça dikkatli yaşıyor, tedbiri elden bırakmıyoruz” ifadelerini kullanırken son olarak, “Umarım en kısa zamanda bu hastalık biter” yorumunda bulundu.

TOP