SABRO

Af Örgütü 2026 raporu: Türkiye’nin genel iklim politikaları ‘son derece yetersiz’

Uluslararası Af Örgütü’nün, “Dünyada İnsan Haklarının Durumu” başlıklı yıllık raporunun 2026 yılı edisyonunda, 2025 yılında 144 ülkedeki insan hakları sorunları belgelendi. Raporun Türkiye bölümünde, “Devlet yetkilileri tarafından işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti. Türkiye’nin genel iklim politikaları ‘son derece yetersiz’ olarak değerlendirildi” denildi.  

Uluslararası Af Örgütü, uluslararası, bölgesel ve küresel gelişmeleri geniş bir insan hakları yelpazesinde değerlendirdiği "Dünyada İnsan Haklarının Durumu: Nisan 2026" başlıklı yıllık raporunu yayınladı.  

77 sayfadan oluşan rapor, devletlerin nasıl uluslararası kural esaslı düzeni zayıflatarak milyonlarca insanın hayatını etkileyen sorunların çözümünü engellediklerine dikkat çekiyor. Ayrıca silahlı çatışmalar, muhalefetin bastırılması, ayrımcılık, ekonomik ve iklimsel adaletsizlikler, insani yardımların aniden durdurulması ve teknolojinin kötüye kullanımıyla ilgili eğilimleri ortaya koyuluyor.  

Rapor, 2025 yılında 144 ülkedeki insan hakları sorunlarını belgeleyerek küresel ve bölgesel çaplı sorunları birbiriyle ilişkili olarak inceliyor ve geleceğe bakıyor.  

“Cezasızlık kültürü devam etti"  

Af Örgütü’nün raporunda, “İnsan hakları savunucuları, gazeteciler, muhalif siyasetçiler ve diğerleri hakkında temelsiz soruşturmalar, yargılamalar ve mahkumiyetler arttı. Yürütmenin yargıya müdahalesi daha da derinleşti. Emsal niteliğindeki birçok davada, bağlayıcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması devam etti. Barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü hakları keyfi olarak kısıtlandı. Kolluk görevlileri barışçıl protestoculara karşı az öldürücü silahlar kullanarak yaralanmalara yol açtı. Ülke, yüksek sayıda mülteci ve göçmene ev sahipliği yapmayı sürdürdü, bu kişilerin bazıları hukuka aykırı olarak geri gönderilme riski altındaydı. Devlet yetkilileri tarafından işkence ve diğer türde kötü muamele iddiaları da dahil insan hakları ihlallerine maruz bırakılanlar, cezasızlık kültürüyle karşılaşmaya devam etti. Türkiye’nin genel iklim politikaları ‘son derece yetersiz’ olarak değerlendirildi” ifadeleri kullanıldı.  

Raporun Türkiye bölümü  

Af Örgütü, Türkiye üzerine hazırladığı ayrıntılı ve kapsamlı bölümde, devam eden ve artış gösteren keyfi tutuklamalar ile adil olmayan yargılamalara, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, barışçıl toplanma ve dernek kurma/katılma özgürlüğünün daralan alanına dikkat çekti. Raporda ayrıca insan hakları savunucularının durumu, işkence ve kötü muamele düzeyleri, LGBTI+ bireylerin hakları, kadına yönelik şiddet ile mülteci ve yerinden edilmiş kişilerin hakları incelendi.  

“Keyfi Gözaltı ve Haksız Yargılamalar” bölümünde, şu bilgiler paylaşıldı: Ocak’ta, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Epözdemir, Avrupa Konseyi kurumlarına yaptığı savunuculuk ziyareti dönüşünde keyfi olarak gözaltına alındı, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlarından tutuklandı. Mayıs ayında adli kontrol şartıyla, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şubat’ta, Gezi Davası sanıklarından Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ekmekçi, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçundan beraat etti. Yapıcı, Altınay ve Ekmekçi, 2013 yılındaki kitlesel protestolarla bağlantılı olarak Osman Kavala’ya isnat edilen (bkz. aşağıda) ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçuna yardım ettikleri iddiasıyla haklarında verilen 18'er yıl hapis cezasının Eylül 2023’te Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından yeniden yargılanmışlardı.  

Şubat’ta, 10 ilde, aralarında gazetecilerin, siyasi aktivistlerin, avukatların ve insan hakları savunucularının da bulunduğu en az 50 kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Gazeteciler Yıldız Tar, Elif Akgül ve Ercüment Akdeniz de dahil 30 kişi, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla İstanbul’daki sulh ceza hakimlikleri tarafından tutuklandı. Bu kişilerin 2011 yılında kurulan, çeşitli muhalif siyasi partiler ile toplumsal cinsiyet, çevre ve dini azınlıkların hakları odaklı grupları içeren yasal bir platform olan Halkların Demokratik Kongresi ile bağlantılı oldukları iddia edildi.  

Yargılananların en az üçü suçlu bulundu, biri beraat etti. Diğerleri hakkındaki dava yıl sonunda devam ediyordu. Haziran’da, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, avukatlara yönelik misillemelerin arttığı bir dönemde ‘suç örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla keyfi olarak tutuklandı.1 Ekim’de, Anayasa Mahkemesi (AYM), düşünce mahkumu Tayfun Kahraman’ın 2013 yılındaki Gezi Parkı protestolarıyla ilgili olarak 2022 yılındaki mahkumiyetinin Kahraman’ın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetti.  

Kahraman’ın, kararın ardından yaptığı tahliye başvurusu Kasım ayında reddedildi. Düşünce mahkumu Osman Kavala, serbest bırakılması yönündeki iki bağlayıcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına ve Avrupa Konseyi’nin 2022 yılında Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlatmasına rağmen cezaevinden serbest bırakılmadı. Osman Kavala’nın 2022 yılındaki mahkumiyetine itiraz eden iki AYM başvurusu ve mahkumiyeti onayan 2023 yılındaki Yargıtay kararına itirazı hâlâ sonuçlanmadı. Halkların Demokratik Partisi’nin önceki eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da derhal serbest bırakılmaları yönündeki AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulmaya devam etti. AİHM Temmuz’da açıkladığı yeni bir kararda, Selahattin Demirtaş’ın devam eden tutukluluğunun ‘yetersiz muhakemeye dayandığına ve asıl amacının başvuru sahibinin siyasi faaliyetini engellemek olduğuna’ hükmetti.”

Raporda, Şubat ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 10 ilde aralarında gazeteci, siyasi aktivist, avukat ve hak savunucularının bulunduğu en az 50 kişinin gözaltına alındığı ve 30 kişinin Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile bağlantılı oldukları iddiasıyla "terör örgütü üyeliği" suçlamasından tutuklanması yer aldı.

Raporda ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve avukatı Mehmet Pehlivan’ın "suç örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklanması da paylaşıldı. 

TOP