

Pontus Rum Soykırımı’nın 107’nci yıl dönümünde açıklama yapan Süryani ve Rum temsilciler, yaşananları "tarihsel bir gerçek" olarak niteleyerek küresel tanınma talep etti. Bethnahrin Ulusal Konseyi, soykırımların Birleşmiş Milletler gündemine taşınmasını belirtirken, Avrupa Parlamentosu temsilcisi Nikolas Farantouris de, “Tarihsel bir gerçek olarak evrensel düzeyde tanınmasını talep ediyoruz” çağrısında bulundu.
Pontus Rum Soykırımı’nın 107’inci yılında Süryani ve Rum kurumları ile temsilcileri açıklamalarda bulundu.

Bethnahrin Ulusal Konseyi (Mawtbo Umthoyo D’Bethnahrin - MUB) Başkanlık Konseyi, Pontus Rum Soykırımı’nın yıl dönümünde anma mesajı yayınladı. Açıklamada, “Ortadoğu’nun yerli ve kadim Hıristiyan halkları, asırlardan beri cihadist güçlerin gerçekleştirdikleri soykırımlarla ağır bir trajediyi ve nesilden nesle miras bırakılan toplumsal bir travmayı yaşamaktadırlar. Süryani ve Ermeni halkları ile beraber, Pontus-Rum halkı da büyük bir soykırıma maruz kaldığından dolayı Türkiye Cumhuriyeti egemenliğindeki Karadeniz, Ege Trakya, Marmara ve diğer bölgelerden yok edilmiştir” denildi.
19 Mayıs 1919 tarihinde Helen-Pontus halkına karşı başlatılan soykırım sonucunda yaklaşık 400 bin Pontus Rum’unun katledildiği ifade edilen açıklamada, “Hayatta kalanların çoğu da Yunanistan ve Türkiye hükümetleri arasında yapılan mübadele anlaşmaları ile yerlerinden, yurtlarından edinmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Helen-Pontus halkına karşı yaptığı soykırımı 107. yılında da inkâr etmeye etmektedir. Devletin bu ırkçı, soykırımcı ve inkârcı zihniyeti, bütün topluma egemen olduğu için farklı dinlere ve inançlara karşı ayırımcılık, düşmanlık ve her türlü baskı yapılmaktadır” cümleleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında şunlar paylaşıldı: “Mezopotamya ve Anadolu’nun kadim yerli halklarını yok etmek için uygulanan siyasetle, Türkçülük her bireye dayatılmış ve tekçi, dinci, mezhepçi bir ulusun yaratılması hedeflenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarından ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca farklı kimliklere ve halklara karşı kesintisiz bir şekilde soykırım siyaseti uygulanmıştır. Tarihi, dini, kiltürel eserler, semboller yakılıp yıkılarak yok edilmişlerdir. Yaratılan medeniyetlerin zenginliklerini ve izlerini Mezopotamya ve Anadolu coğrafyalarından silmek amacıyla insanlık dışı yöntemler kullanılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından sürdürdüğü soykırım siyasetiyle Hıristiyan halklara, Ezidilere ve diğer birçok toplumun varlığına karşı dünya kamuoyunun gözleri önünde insanlık suçunu işlemeye devam etmektedir. İşlenen bu suça karşı uluslararası kurum ve kuruluşlar da hukuki ve demokratik sorumluluklarını yeterli düzeyde yerine getirmemişlerdir. Yunanistan ve Kıbrıs devletleri, Hıristiyan halklara yapılan soykırımları, Birleşmiş Milletler’in gündemine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu soykırımlar, uluslararası boyutları olan ve bütün devletlerin ortak bir sorunudur.
Bunun için Bethnahrin Ulusal Konseyi olarak Hıristiyan halkların maruz kaldığı soykırımların, uluslararası kurumlar tarafından tanınmasını talep ediyoruz. Ayrıca soykırım zihniyetini mahkum etmek ve insanlığa karşı bir tehlike olmaktan çıkarmak amacıyla Süryani, Ermeni, Helen-Pontus halklarını, dünya kamuoyunu, demokratik kurum kuruluşları, aydınları dayanışmaya çağırıyoruz. Bu temelde, 1919 yılında Helen-Pontus halkına karşı yapılan soykırımı kınıyor ve katledilen bütün Rumları saygıyla anıyoruz.”
🗓19 Μαΐου – Ημέρα Μνήμης – Ημέρα Πένθους για τη #Γενοκτονία των Ελλήνων του Πόντου που εξοντώθηκαν συστηματικά την περίοδο 1914-1923. Μαζικές σφαγές, πυρπολήσεις χωριών, απαγχονισμοί και οι διαβόητες «πορείες θανάτου», όπου άνθρωποι οδηγούνταν σε πορείες στο πουθενά έως τα βάθη… pic.twitter.com/vvcbFC3ecS
— Νικόλας Φαραντούρης / Nikolas Farantouris (@NFarantouris) May 19, 2026
Yunanistan’ın Avrupa Parlamentosu temsilcisi Nikolas Farantouris de X hesabından bir paylaşım yaptı. Farantouris, "19 Mayıs Anma Günü – 1914-1923 döneminde sistematik olarak yok edilen Pontus Rumlarının Soykırımı için yas günü" başlıklı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Kitlesel katliamlar, köylerin ateşe verilmesi, idamlar ve insanların aç ve susuz bir şekilde, ölene dek Anadolu'nun derinliklerindeki bilinmezliğe doğru yürütüldüğü meşhur ‘ölüm yürüyüşler'.
Pontus Soykırımı artık bir tartışma alanı olamaz. Ne yazık ki ifade edildiği gibi bir ‘soykırım hayranlığı’ (genocidolatry) söz konusu değildir. Bu yaşandı. Milletimizin tarihine damga vuran bir insanlık trajedisidir. Kısa süre içinde Avrupa Parlamentosu’nda Pontus Helenizminin ve Doğu’nun diğer Hıristiyan halkları olan Süryaniler ile Ermenilerin soykırımını tartışacağız. Pontus Soykırımı'nın, üzerinde pazarlık yapılamaz. Tarihsel bir gerçek olarak evrensel düzeyde tanınmasını talep ediyoruz. Avrupa'nın geri kalanını bilgilendirmek adına tüm Yunanları bizimle saf tutmaya davet ediyoruz. Dünün soykırımlarını tanımak, bugünün ve yarının soykırımlarını önlemenin ön koşuludur."
Devamı +
3 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Turabdin
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
2 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler