
Danho Bar Murad-Özmen, “Mıhellemiler” kitabını tanıttı
Süryani araştırmacı ve yazar Danho Bar Murad-Özmen, katıldığı Sbuthan programında Ortadoğu'nun en çok tartışılan etnik kimliklerinden biri olan Mıhellemilerin tarihine ışık tutan yeni kitabını anlattı. Özmen’in kitabı, topluluğun Hıristiyanlığı kabul edişinden İslamiyet’e geçiş sürecine, nüfus hareketlerinden Sayfo sürecindeki rollerine kadar pek çok kritik dönemi mercek altına alıyor.
Shleymun Rhawi’nin 16 Nisan’da Youtube’da yaptığı Sbuthan programına, Süryani araştırmacı ve yazar Danho Bar Murad-Özmen konuk oldu. Mıhellemi halkının tarihini ele alan yeni kitabını tartışarak Ortadoğu’nun en çok tartışılan etnik kimliklerinden birine ışık tuttu. Özmen, yeni çıkan “Mıhellemiler” isimli kitabı üzerine konuştu.
Programda, Mıhellemilerin kökeninin uzun süredir tartışma konusu olduğunu belirten Özmen, bazı akademisyenlerin Arapça konuştukları için onları Arap olarak sınıflandırdığını, bazılarının ise Kürtçe konuştukları için Kürt olarak değerlendirdiğini aktardı. Özmen, buna karşılık Süryani toplumunun Mıhellemilerin Süryani kökenli olduğunu savunduğunu ifade etti.
Özmen’e göre Mıhellemiler bir dönem Astil (Estel), Ömerli, Merde ve Savur olmak üzere dört ana bölgeye yayılmış yaklaşık 400 köyde yaşıyordu. Özmen, “Ancak Mıhellemileri konu alan kitaptabunlardan yalnızca 85 köy ayrıntılı olarak belgelendi. En yoğun dönemlerinde Mıhellemi nüfusu yaklaşık iki milyona ulaşmış olsa da yaşanan yaygın yerinden edilme süreçleri, birçoğunu komşu ülkelere ve Avrupa'ya göç etmeye zorladı” dedi.
Mıhellemilerin kökeninin Süryani olduğunu dile getiren Özmen, "Örneğin, "Sawro (Savur)’ ve ‘Merde’ gibi yerleşim yerlerinin isimlerinin Süryanicede net anlamları varken, diğer dillerde bu anlamlar bulunmuyor” ifadelerini kullandı. Özmen, Mıhellemilerin Hıristiyanlığa erken dönemdeki geçişini ise Mar Aday'ın misyonerlik faaliyetlerine dayandırarak, bunu MS. ilk yüzyıllarda bölgede Hıristiyanlığın daha geniş bir alana yayılmasıyla ilişkilendiriyor.
Özmen, şunları söyledi: “Kitap, Mıhellemileri tarihsel olarak Bizans ve Pers imparatorlukları arasında yaşayan ve sıklıkla bu iki gücün çatışmalarından zarar gören daha geniş Süryani (Asuri- Arami-Keldani) halkı içinde konumlandırıyor. Turabdin (Mardin ve çevre iller) bölgesi, manastırlar ve kiliselerle yoğun bir nüfusa sahip oldu, patrikler ve ruhaniler de dahil olmak üzere birçok önde gelen dini isim Mıhellemi bölgelerinden çıktı. Mıhellemilerin Süryani mirasına katkıları, özellikle de özenle resmedilmiş kutsal kitap el yazmalarının üretimi önem taşıyor.”
İslamiyet’e geçiş süreci ve kimlik dönüşümü
Kitabın önemli bir bölümünün, Mıhellemilerin kademeli olarak İslamiyet’e geçişini ele alıyor. Özmen, din değiştirmenin sadece oruç gibi dini uygulamalardan kaynaklandığını ileri süren basitleştirilmiş açıklamaları reddediyor. Bunun yerine siyasi baskıları, ekonomik zorlukları ve güvensizlik ortamını içeren karmaşık bir tablo sunuyor. Eyyubi yönetimi altındaki artan istikrarsızlık ve toplulukların din değiştirme, sürgün veya mülk kaybı arasında seçim yapmak zorunda kaldığı 17. yüzyılın başlarındaki yoğunlaşan tehditler gibi dönüm noktalarına dikkat çekiyor.
Özmen'e göre, “Daha varlıklı topluluklar, vergi ödeyerek ya da koruma sağlayarak Hıristiyan inançlarını koruyabilirken, daha yoksul nüfus bir hayatta kalma mücadelesi olarak İslamiyet’e geçti”. Yazar, bu kalıbın, dışlanmış grupların korunma amacıyla egemen güçlere veya dinlere yöneldiği daha geniş tarihsel dinamikleri yansıttığını vurguluyor.
Kitabın, kimliğin zaman içinde nasıl evrildiğini de incelediiğini söyleyen Özmen, “Birçok Mıhellemi, zulümden kaçınmak için Arap veya Kürt kimliklerini benimsedi ve bazen kendilerini önde gelen Arap aşiretleriyle ilişkilendirdi. Kürt ve Arap ailelerle yapılan evlilikler bu değişime daha fazla katkıda bulunurken, dil ve dindeki değişiklikler onları Süryani kökenlerinden yavaş yavaş uzaklaştırdı” dedi.
Sayfo dönemi
Özmen, kitabın tarihsel titizliği sağlamak ve ön yargılardan kaçınmak amacıyla Uppsala Üniversitesi'nde akademik incelemeden geçtiğini belirtti. Tarihsel analizin yanı sıra eser, Mıhellemi ve Süryani toplulukları arasındaki ortak gelenekler, görenekler ve sosyal uygulamalar da dahil olmak üzere kültürel süreklilikleri belgeliyor.
Çalışma, Mıhellemilerin 1915'teki Sayfo Süryani Soykırımı sırasındaki rolünü de ele alarak, hem olumlu hem de olumsuz tanıklıkları sunuyor. Özmen, “Bazı kişiler, şiddet olaylarına katıldı ya da suç ortağı oldu. Diğerleri de Süryani ve Ermeni’leri koruyarak hayatta kalmalarına ya da evlerine dönmelerine yardımcı oldu” diye konuştu.
Mıhellemi tarihi ve kimliği üzerine araştırmaların devam etmesinin önemili olduğunu aktaran Özmen, Kitabın, Mıhellemi ve Süryani toplulukları arasında daha büyük bir anlayış geliştirmesini umduğunu dile getirdi. Kitabın, İsveççe ve Türkçe çeviri çalışmaları devam ediyor.
-
Devamı +
3 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
ESU’dan İsrail’e: Tasarı, Süryani ve Pontus Rumlarının soykırımını da kapsamalı
-
Devamı +
By Sabro in Haberler, Turabdin
Uluslararası akademisyenler Turabdin Enstitüsü’nü ziyaret etti
-
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Rusya saldırıları sürüyor: Kiev’de 35 kişi öldü
-
Devamı +
2 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Süryanilerden Suriye anayasası için çağrı: Süryanice tanınmalı
-
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Vatikan, altı din görevlisini aforoz etti
-
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Şam’da kafede patlama: Çok sayıda yaralı var
-
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Gabriel Moushe Gawrieh, Suriye Halk Meclisi’ne seçildi
-
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Hurmüz Diril duruşması: Gerçek failler yargılanana kadar mücadelemiz sürecek
-
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Madımak’ta katledilenler için yürüdüler
-
Devamı +
By Sabro in Dünya, Haberler
Rusya Kiev’i vurdu: En az 13 kişi öldü









