

Kitabeler basında yer aldıktan sonra, bazı yorumlar dikkat çekti. Kimi yorumcular kitabelerin Orta Asya Türklerine ait olduğunu yazarken, bazı yorumcular ise tamamen Kürtçe yazıtlar olduğunu belirtti. Bu yorumlar, bazıları için basit ve dikkate alınmaması gereken düşünceler gibi görülebilir. Ama işin özünde konuyu saptırma ve inkâr edip, kendine mâl etme duygusunun hakim olduğu ortaya çıkıyor.
Süryanice kitabeler
En yakın tarih olarak, 2025’ in Ekim ayında Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Oymaklı köyünde Süryanice kitabe bulunmuştu. Kitabe bulunduğu anda, bunun Ermenice olduğu şeklinde haber yapılmıştı. Adıyaman Müzesi Müdürü de basına yaptığı açıklamada, kitabenin Ermenice olduğunu söylemişti. Haberi izleyip kitabeyi gördüğümde, Ermenice değil Süryanice olduğunu fark ettim.
Kısa bir süre sonra kitabeyi haber yapan gazeteciyle irtibata geçtim. Kitabenin fotoğraflarını bana gönderdi. Süryanice bilmediğim için kitabenin Türkçeye çevrilmesi için Türkiye’de Süryanice bilen birkaç arkadaşıma gönderdim. Hepsi de kitabeyi çevirmekte zorlandılar, hatta çevirisini yapamadılar. Bunun üzerine kitabenin fotoğraflarını Belçika’da yaşayan ve Süryaniceyi çok iyi bildiğini düşündüğüm dostuma gönderdim.
Kendisi de zorlandığını belirterek, kitabenin fotoğrafını Beyrut’ta yaşayan Süryani bir dil uzmanına gönderdi. İki hafta sonra cevap geldi ve kitabenin gerçek çevirisi yapılarak tarafıma gönderildi. Dikdörtgen bir taşın üzerine oyularak yazılan Süryanice yazıtta, “Bu ev, bu yapı, 1186 yılında inşa edilmiştir” yazıyordu. Daha sonra bu kitabe, Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Oymaklı köyünde bulunan önemli bir kitabe olarak Adıyaman Müzesi’ne konuldu.
2026’nın Haziran ayında, Midyat’ta da önemli sayılabilecek kitabeler bulundu. Midyat Belediyesi’nin Ortaca köyünde, yol çalışmaları ve parke taşı döşemesi sırasında kepçeye takılan taşlarda yazılar vardı. Toplam 13 bloktan oluşan ve ortaya çıkarılan taş bloklardaki yazılar dikkat çekiyordu. Yazılar hemen incelemeye alındı ve Süryanice oldukları net bir şekilde anlaşılıyordu.
Yapılan incelemeler doğrultusunda, kitabelerin MS 722 yılına ait olduğu tespit edildi. Yazıtların birinde, “Mor Aday Kilisesi’nin o yıl tahrip olduğunu, ardından papazların ortak çabasıyla yeniden inşa edildiği” yazıyordu.
Midyat Belediyesi Telkari Müzesi Müdürü ve Turabdin Enstitüsü Koordinatörü Uzman Süryolog Adem Coşkun, taş blokların MS 4. veya 5. yüzyılda inşa edilmiş olan Mor Aday Süryani Kilisesi’ne ait olma olasılığının yüksek olduğunu belirtmiş. Başka dil bilimcilerin açıklamaları da bu yönde yapılmış vw kitabelerin tartışmasız Süryanice yazıtlar olduğunu ortaya koymuşlar.
Kuşkusuz bu yazıtların bulunması son derece kıymetli. Ancak dikkat çeken başka bir konu oldu ki, o da bir o kadar düşündürücü. Kitabeler basında yer aldıktan sonra, bazı yorumlar dikkat çekti. Kimi yorumcular kitabelerin Orta Asya Türklerine ait olduğunu yazarken, bazı yorumcular ise bu kitabelerin tamamen Kürtçe yazıtlar olduğunu belirtti. Bu yorumlar, bazıları için basit ve dikkate alınmaması gereken düşünceler gibi görülebilir. Ama işin özünde konuyu saptırma ve inkâr edip, kendine mâl etme duygusunun hakim olduğu ortaya çıkıyor.
Bu yazıtlar bir an önce bütün yönleriyle incelenmeli, en ince noktasına kadar Türkçeye çevrilmeli ve tarihin en güzel köşelerinde, müzelerinde korunup tarihe mâl edilmeli.
Dağın Tanrıçası ve Süryani Yakup
Ömer Faruk Alpdoğan, Gaziantepli genç kuşak yazarlarından. Uzun yıllardır Süryaniler hakkında çalışmalar yürütüyor. İkinci kitabı “İsa Musa ve Meryem”, çok dikkat çeken bir roman olarak okuyucuyla buluştu. Kitap, özellikle Türkiye’deki azınlıkların yaşadığı sıkıntıları muhteşem bir dil anlatımıyla okuyucuyla buluşturuyor. Üçüncü kitabı “Dağın Tanrıçası ve Süryani Yakup” ise Süryanilerin yaşadığı acıları, karşılaştıkları sorunları ve uğradıkları soykırımı ele alıyor. Alpdoğan, soykırımdan kurtulan bir kadının yaşadıklarını, Adıyaman’ı, Kâhta’yı, Gerger’i anlatırken, Nemrut Dağı’ndaki tarihi eser kaçakçılığını da ele almayı ihmal etmemiş.
Yason Yayınları’ndan çıkan kitap, aynı zamanda sinema filmi olarak çekilmesi gereken bir eser olma özelliği taşıyor.
Devamı +
16 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
15 Temmuz 2026 By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Turabdin
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
14 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
13 Temmuz 2026 By Sabro in Haberler, Türkiye