

Musa Ergin
Bugün yaşayanlar olarak 1915 için hiçbir suçumuz yok. Ama bu insanları onurlandırma sorumluluğumuz var; isimlerini söyleyerek, hikâyelerini anlatarak ve şunu kavrayarak: İnsanlık ırk, din ya da sınır tanımaz. Yalnızca her an, her insan için verilen kararı tanır. İşte bu insanların mirası budur. Ve bu miras da hepimize ait.
Tarih çoğunlukla failleri tarafından anlatılır. 1915 Soykırımı da bu açıdan bir istisna değildir. Kolektif belleğimizde emirler, tehcir kafileleri, katliamlar ve bunları emredenlerin isimleri öne çıkar. Ancak bu tablo eksik. Çünkü gerçekten var olan başka bir hakikati gizler. Hayır diyen insanlar da vardı.

Onlar görevlerini kaybeden valilerdi. Canlarını riske eden aşiret reisleriydi. Minareden vaaz veren şeyhlerdi. “Yabancıları” tandırlarda saklayan köylülerdi. Başka anneleri kurtaran annelerdi. Boyun eğmek yerine İçişleri Bakanı'na mektup yazan memurlardı. Hepsi de, defalarca tekrarladıkları aynı kelimeyle tanımladıkları şeyden hareketle davrandılar: Vicdan.
Bu belge, onların hikâyelerini bir araya getiriyor. Bu bir fail raporu değil. Bu, fail olmayı reddedenlerin raporu.
Bu insanlar neden bugün önemli?
Bu erkekler ve kadınlar -Türkler, Kürtler, Araplar, Aleviler, Sünniler-, kurbanlarla aynı köylerde, şehirlerde ve vilayetlerde yaşıyordu. Devlet başka bir dil konuşurken, onlar merhamet dilini konuştu. İşte tam da bu noktada bugün bizim için taşıdıkları anlam yatıyor.
Bu insanlar, katliamın bir doğa kuvveti olmadığını kanıtlıyor. Bu bir tercihti, dolayısıyla öldürmemek de bir tercihti. Hüseyin Nesimi'nin, Lice'de Ermeni kadınları sahte evliliklerle kurtardığını, ardından kendisinin öldürüldüğünü bilenler şunu anlar, ölüm tehdidi altında bile insanlık mümkündü. Ali Batte'nin aşiret toplantısında ayağa kalkarak, "Hıristiyanlara kim vurursa, karşısında beni bulur" dediğini bilenler şunu anlar, dayanışma saflık değildi; güçtü.
Bu kişiler, bugünkü kuşağı tarihin her iki tarafından -Türk, Kürt, Süryani ve Ermeni torunlarını- suçluluk değil, onur üzerinden birbirine bağlıyor. Onlar, hepimizin özlem duyduğu bir tutumun ortak ataları: İnsanlık dışı zamanlarda insanca kalmak.
On bölge - bir direniş panoraması 
Bu belgenin ortaya koyduğu şey, tekil bir örnek ya da istisna değil. Ege kıyılarından Dersim'e, Kastamonu'dan Mardin'e kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun on farklı vilayetinden isimler bize ulaştı. Birbirini tanıyanlar ve hiç duymamış olanlar, iktidar sahipleri ve iktidardan nasibini alamamışlar; hepsi aynı kararla yüz yüze geldi ve çoğu aynı yanıtı verdi.

Hepsini birleştiren şey
Bu insanlar köken, unvan, din ve güdü bakımından ne kadar farklı olsalar da yazgılarını birleştiren ortak bir örüntü taşır:
Bugün için bir köprü
Bu insanlar artık hayatta değil. Torunlarının çoğu onların hikâyesini bilmiyor. Kimileri halâ korkuyor.
Ama onların hikâyeleri, hayatta kalanların tanıklıklarında yaşıyor. Paris ve Nubarian arşivlerinde, Derik'te, Midyat'ta ve Dersim'de, tarihin hiç susmadığı yaşlı insanların anlatımlarında. Ve bu hikâyeler Türk, Kürt, Süryani ve Ermeni torunlarına eşit biçimde bir davettir.
Bugün bize yönelen soru, "kimin suçu?" değildir. Soru şudur, "Ne tür insanlar olmak istiyoruz?" Bu soru birleştirir.
Celal Bey, Hüseyin Nesimi, Ali Batte, Vehbi Efendi, Emir Paşa, Şeyh Fethullah bu soruyu çoktan yanıtladı. Neredeyse hayâl edemeyeceğimiz koşullarda, bildikleri sonuçlarıyla.
Bugün yaşayanlar olarak 1915 için hiçbir suçumuz yok. Ama bu insanları onurlandırma sorumluluğumuz var; isimlerini söyleyerek, hikâyelerini anlatarak ve şunu kavrayarak: İnsanlık ırk, din ya da sınır tanımaz. Yalnızca her an, her insan için verilen kararı tanır.
İşte bu insanların mirası budur. Ve bu miras da hepimize ait.
Bu rapor; "GERCEK REPORT 1915 TURKISH VERSION" belgesine, Paris Nubarian Kütüphanesi'ndeki tanıklıklara, Osmanlı arşivlerine ve 2006–2015 yılları arasında Türkiye, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen aile görüşmelerine dayanmaktadır.
Devamı gelecek….
Devamı +
30 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
29 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
28 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler
Devamı +
27 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
25 Nisan 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Devamı +
24 Nisan 2026 By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler