david-vergili-makaleler
SABRO

Koronavirüs, Süryaniler ve yaşlılarımız 

2019 Aralık ayında Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs salgını bütün dünyada etkisini devam ettirmekte. Avrupa ise ikinci dalga ile mücadele etmektedir. Toplum sağlığı karşısında ekonomik kaygıların öncelendiği Avrupa başkentlerinde, karantina ve sıkı tedbirlere rağmen salgının yayılması ve hızının kesilmesi başarılamamakta.

Her geçen gün iktidarların karar alma süreçleri ve zamanları zorlaştırmaktadır. Avrupa’da ikinci dalga, Amerika’da yönetim ve seçimlere denk gelen salgın ve bazı Latin ülkelerinin nevi şahsına münhasır tutumlarından dolayı Kasım ayının ikinci haftası itibariyle, dünya genelinde vaka sayısı 53 milyon bandında devam ediyor. Yaklaşık 1 milyon 300 bin civarında insan da hayatını kaybetti. Amerika, Fransa, İspanya ve Belçika’da salgın ‘kontrolden çıkma’ noktasındadır. 

Bu süre zarfında salgının dünyada hızlı bir şekilde yayılmasıyla meydana gelen gelişmeler sağlık, ekonomi ve yönetim tartışmalarını da beraberinde getirdi. Özellikle sağlık alanında, devletlerin yönetim düzeylerinde ortaya çıkan boşluklar, uluslararası örgütlerin hareket etme kapasiteleri, ülkeler arası koordinasyon eksiklikleri ve birlikte hareket etme noktasında ortaya çıkan yeni gerçek, muhtemelen hem salgın sonrasında hem de gelecek yıllarda önemli tartışma konularından olacaktır.

Bunun yanında, salgının ortaya çıkışıyla beraber virüsün merkezi Çin, Avrupa, ABD olurken ve bu dönemde toplumların tüm kesimleri etkilenirken, özellikle yaşlılar ve Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre azınlık ve savunmasız gruplar da ağır şekilde etkilendi. Azınlık grupları için sağlık hizmetlerine ulaşım, anadilde bilgilendirme ve ayrımcılık bir bariyer oldu. 

Diasporadaki Süryani toplumu da, koronavirüs salgınında Avrupa’nın farklı ülkelerinde salgın karşısında hazırlıksız ve bilgi eksikliği ile karşılaştı. Salgının Avrupa’ya ulaşmasıyla alınan geç tedbirler ve Süryanilerin yaşananlara ilgisiz kalmasından dolayı Fransa ve İsveç’te hayatını kaybedenler oldu. Buna ilaveten Belçika, Almanya ve Hollanda’da da kısa süre içerisinde vakalar arttı ve beraberinde acı bir tablo yarattı.

İkinci dalganın yaşandığı Avrupa’da tekrar radikal önlemler ve karantina uygulanırken, şu ana kadar 350 civarında çoğunluğu yaşlılardan oluşan Süryani hayatını kaybetti. Özellikle diaspora yaşlı nüfusu arasında yaşanan vefatlar, bir kuşağın da son bulmasını getirmektedir. Süryanice konuşan, gelenek-görenekleri bilen ve Süryani kültürünü yakından bilen, yaşayan kuşağın salgından ötürü azalmaları beraberinde kuşaklar arası kesintiyi de beraberinde getirecektir. Diğer yandan, Turabdin, Gozarto ve Ninova bölgesinde de salgının etkisinin devam ettiğini not düşelim. 

Diaspora Süryanileri arasında baş gösteren salgının nedenlerine baktığımızda; Süryanice bilgilendirme eksikliği, salgının önemsenmemesi, dini ve diğer kurumların geç harekete geçmeleri, “fake news” fenomeninin etkisi, yaz aylarında yapılan düğünler, merasimler ve kalabalıkların katıldığı diğer tüm etkinlikler belirleyici oldu. Özellikle Fransa ve İsveç’te artan vaka nedenleri yakından incelendiğinde, İsveç devletinin özellikle yaşlı nüfusa yönelik Süryanice bilgi hizmeti sunmaması yanında, cenaze/başsağlığı etkinliklerine katılma ve düğünlerin kesintisiz bir şekilde devam etmesi de başlıca nedenler olarak sıralanabilir.

Diğer yandan yaşlı nüfusun yoğun katıldığı kilise törenleri de akla gelen nedenler arasındadır. Bunun yanında,  özellikle toplum baskısı ve kapalı çevre etkisiyle de hastalığa yakalanan insanların ilgili merciileri bilgilendirmemesi ayrıca önemli bir ayrıntı. Son olarak, sosyal medya kanalları üzerinden etkisi tüm toplum kesimlerini etkileyen “fake news” fenomeni de bu süre zarfında Süryaniler arasında etkili olmuş ve birçok insan koronavirüs hastalığının gerçek olmadığını ve herhangi bir tedbirin de  alınmasının gerekli olmadığı izlenimini yaratmıştır. 

Gelinen noktada, Süryani diaspora toplumu salgında ağır bir bedel öderken, etkisi yıllarca devam edecek bir pandemi karşısında bir çok soru ile de karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır. Süryanilerin kendi sorunlarını çözme kapasitesi, yaşadıkları ülkelerin toplumsal ve siyasal karar alma mekanizmalarını yakından takip etme ve etkileme noktasında önemli görevler düşmektedir. Bununla beraber, kuşaklar arası bilgi akışının devamı da diaspora toplumu için hayati bir rol barındırmaktadır.

TOP