
Gidişin olsun dönüşün olmasın 2020
Anadolu’da sık sık kullanılan bir sözdür: ‘Gidişin olsun bir daha dönüşün olmasın”. Sevmediğiniz, kızgınlık, öfke ve nefret saçtığınız kişi ve kişiler için kullanılır. Diğer bir açıklaması ise kötülüğe dair ne varsa bir daha geriye dönmemek üzere söylenen beddua gibi algılanır.
2020 de öyle bir yıl oldu. İnsanlığın doğrusu bütün canlıların başına gelmeyen felaket kalmadı. Birçok yerde yangınlar, depremler ve sel felaketleri yaşandı. Mart ayında Türkiye’ye ulaşan Corona Virüsü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her şeyi alt üst etti. Süryani doktor Murat Dilmener, Burhan Kuzu, Markar Esayan, Rahşan Ecevit, Hayrettin Karaca, Muzaffer İlhan Erdost, Şevket Kazan, Adalet Ağaoğlu, Timur Selçuk ile beraber doktor, hemşire siyasetçi, iş insanı ve binlerce vatandaş çeşitli nedenlerle hayatını kaybetti.
Binlerce insan işinden oldu. İş yerleri kapandı. Virüs nedeniyle sokağa çıkma yasakları uygulandı. Okullar ve çocuklar en çok etkilenen kesim oldu. Boşanma davaları arttı. Hukuk ve adalet anlayışı tamamen değişti. Barolar parçalandı. Türk Tabipler Birliği’ne tehditler savruldu. Ötekileştirme ve ırkçılık arttı. Meclisteki görüşmelerde hakaretler, kavgalar, tehditler havada uçtu. Siyasi parti liderleri tehdit edildi. Onlarca belediyeye kayyumlar atandı.
Birçok insan düşünceleri nedeniyle hapse girdi. Hapiste olanlar serbest bırakılmayıp tutukluluk halleri devam etti. Açlık grevleri yapıldı ve ölümler meydana geldi. Kadın cinayetleri hız kesmedi. Birçok kadın öldürüldü şiddete uğradı. Çocuk tecavüzleri yaşanarak onlarca çocuk istismara uğradı. Tarikatlarda yaşanan cinsel saldırılar ortaya çıktı.
Enflasyon ve ekonomi büyük yaralar aldı. Dolar kurundaki artışlar Türk lirasının değerini düşürdü. İnsanların alım gücü büyük oranda düştü. Başta doğalgaz, elektrik, su olmak üzere birçok tüketim ve ihtiyaç mamullerinde inanılmaz derecede zamlar yapıldı. Bu zamların çoğu gizli gizli yapıldı. Televizyon kanalları ve Gazeteler tektipleştirildi. Muhalif olan birçok insan iş bulamaz oldu.
Eğitimin kalitesi düştü. Bütün dünyada en fazla bütçe eğitime ayrılırken maalesef ülkemizde bu yapılmadı. Uzaktan yapılan eğitimde yüzbinlerce öğrenciyle kontak kurulmadı. Eğitimden yoksun kalan öğrencilerin oranı yüzde otuz olarak kayda geçmesine rağmen bu oranın daha da çok olduğu bilinmekte. Birçok ülke öğrencilere tablet dağıtıp, internet sorununu çözerken bizde sadece beş yüz bin tablet dağıtımı yapıldı.
Depremler ve yangınlarda binlerce insan olumsuz anlamda etkilendi. Ormanlar yandı. Birçok dere ve su kanalları kurudu. Maden arayan firmalar birçok ağacı keserek ormanlarda alan açmaya devam ettiler. Karadeniz’de doğal gaz bulunduğu illeri sürüldü ancak bir gelişmeye rastlanmadı.
Ayasofya Kilisesi resmen camiye çevrildi. Bunun ardından Edirnekapı’da bulunan Kariye Kilisesi de Camiye çevrilerek oda tarihi eserlere karşı uygulanan gazaptan kendini kurtaramadı.
2020 de estirilen olumsuz hava kolay kolay durulacak gibi görünmüyor. Yurt içinde devam eden bütün bu olumsuzluklar sınırları aşacak gibi görünüyor. Suriye Irak, Libya, Kıbrıs, Ermenistan ve bütün Avrupa ile yaşanan sorunlar daha da artacak gibi. Amerika ile nelerin yaşanacağı konusu ise henüz belli değil.
2020 yılında bütün yaşananların sadece bir kısmını dile getirmeye çalıştım. Bunca olumsuzlukların yaşandığı bir yıl için iyi bir yıl olduğundan söz etmek mümkün değil. Bu nedenle 2021 yılından hiçbir beklentimin olmadığını ifade etmek isterim. Umarım beklentilerim doğu çıkmaz.
Mutlu yaşamak, iyi dileklerde bulunmak bütün canlıların hakkı. Bazı kesimleri dışarıda tutmak gerekirse bir çok insan barış içinde, sağlıklı ve mutlu yaşamak ister. Ama görünen o ki 2021 yılı daha da kötü olacaktır. Çünkü “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir”.
Kişisel olarak 2021 yılından hiçbir beklentim olmasa da bütün beklentisi olan insanlara sorunlardan, savaşlardan, sıkıntılardan uzak güzel, sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyorum.
2020 için de, başlıkta yazdığım gibi; gidişin olsun ama dönüşün olmasın.
-
Devamı +
28 Haziran 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler, Türkiye
Geç Osmanlı’dan günümüze: Devlet sürekliliği, milliyetçilik ve demokratik dönüşüm sorunu (2)
-
Devamı +
25 Haziran 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler, Yazarlar
Ağa Petros
-
Devamı +
21 Haziran 2026 By Sabro in Makaleler, Yazarlar
Yol altında kalan kiliseler, ev yapımında kullanılan kadim taşlar
-
Devamı +
By Sabro in Makaleler, Yazarlar
Millet sisteminin mirası ve Doğu Hıristiyanlığının siyasi çıkmazı
-
Devamı +
15 Haziran 2026 By Sabro in Makaleler, Yazarlar
Süryanilerin inkârından vazgeçilmeli
-
Devamı +
14 Haziran 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler
Geç Osmanlı’dan günümüze: Devlet sürekliliği, milliyetçilik ve demokratik dönüşüm sorunu
-
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler
Antik Asur’un Sovyet tarih yazımı: Sovyet aynası olarak “Logos”
-
Devamı +
13 Haziran 2026 By Sabro in Makaleler, Yazarlar
Sen de mi Brütüs
-
Devamı +
12 Haziran 2026 By Sabro in Makaleler, Yazarlar
Bizi kim yönetiyor (2)
-
Devamı +
7 Haziran 2026 By Sabro in Haberler, Makaleler
Johny Messo ve kum üzerine ev inşası: “Aram’a şükür”









