SABRO

Helalleşelim ama nasıl olacak

Memleketim yine her zamanki gibi, bazen güneşli, bazen yağmurlu, bazen karlı. Ama en önemlisi zamanının büyük bir bölümü sisli, puslu ve bulutlu: Ekonomi son yirmi yılın en dibinde, işsizlik, enflasyon hat safhada. Hükümet gizlemek ve halka yansıtmamak için elinden geleni yapıyor. Ama ok yaydan çıkmış durumda. Gerileme hızlı bir şekilde devam ediyor. Diğer yıl ve ayları saymazsak Kasım ayı tam da böyle.

Türk Lirasının değer kaybı hızla artarken alım gücü gittikçe azalıyor. Faizler inerken dolar yükseliyor. Doları indireyim derken faiz yükseltiliyor. Bu yazı ka- leme alınırken (22.11.2021 Dolar 11.280 ‘i gösteriyordu.)

Genel durum ve vaziyet bu iken siyasette de dengeler alt üst olmuş durum- da. İyi Parti Genel Başkanı konuşmaları nedeniyle iktidar tarafından tehdit edilmekte. Bütün hesaplar anketler üzerinden yapılmakta. Seçimin ne zaman yapılacağı konusu üzerine tartışmalar sürmekte, yarın seçim yapılacakmış gibi bütün siyasi partiler çalışmalar ve açıklamalar yapmakta. Bu açıkla- malardan birini de Kemal Kılıçdaroğlu yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerde gündeme getirdiği Helalleşme konusu siyaseti allak bulak etti. Bütün tartışmaların başına geçti bu kavram. Konu başta sosyal medya olmak üzere birçok mecrada en üst sıralarda yer aldı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu helalleşeceği konuların listesini paylaştı. Bu listeye göre şunları söylüyordu;

“28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Roboski ile helalleşeceğiz. Hukuk başka helalleşme başka. İnsanlara devlet tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz. Sivas, Kahramanmaraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz. Diyarbakır hapishanesi mahkûmlarıyla helalleşeceğiz.

Mahalleleri gasp edilip sürülen romanlarla helalleşeceğiz. Varlık vergileri altında inim inim inleyen azınlıklar, 6-7 Eylül olaylarının mağdurlarıyla helalleşeceğiz.

Mahkemelerle süründürülen askerlerimiz ve aileleri ile helalleşeceğiz. Bugün Londra’ya göç etmiş en parlak beyinlerimiz ile helalleşeceğiz. Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi ve Soma ile helalleşeceğiz. Darbeciler tarafından bir sağ- dan bir soldan gencecik çocuklarımız asıldı bu ülkede o insanlarımızla helalleşeceğiz. 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel’i kaybeden ve mahkemelerde süründürülen Mısra Öz ile helalleşeceğiz.

Ahmet Kaya ile helalleşeceğiz. Helalleşeceğiz dostlarım. Yakın gelecekte bir gün çocuklarımız geçmişe baktıklarında ‘Neler olmuş ama önümüze bakmayı bilmişiz, helal olsun onlara’ diyecekler.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu söylemlerini daha önce Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerine benzetiyorum. O da iktidara gelmeden önceki yıllarda buna benzer şeyleri her kürsüde dile getiriyor ve haykırıyordu. Birçok insan buna inanmış ve içtenlikle destek veriyordu.

Herkes ülkemizin köhne zihniyetlerden baskılardan kurtulacağını gerçekten hukuk adalet ve insan haklarının bu topraklarda yeşereceğine inanıyordu. Ama Tayyip Erdoğan iktidara geldikten birkaç yıl sonra hepsini bir buzdola- bına yerleştirdi ve hala bütün mağdurlar dolaptan çıkmasını bekliyor. Bir türlü söylenen sözler ve vaatler yerine getirilmedi. Kemal Kılıçdaroğlu da benzer açıklamalarda bulunuyor.

Helalleşmek güzeldir vicdanı bir kavramdır. Ama seçime yönelik ve sembolik olmamalıdır. Azınlıklarla ilgili helalleşmeye bakacak olursak Kılçdaroğlu mesela 1915’i de Helalleşme listesine ekleyecek mi? 1915’te bu ülkede mallarına el konulan yok edilen insanları saygıyla anacak mı? 6-7 Eylül’de elinden malları gasp edilen insanların mallarını iade edecek mi?

Varlık vergisine tabi tutulan inim, inim acı çektirilen insanlardan nasıl helallik alacak? Bugün mahkemelerde sürünen Süryani mallarını iade edecek mi? Bu topraklardan sürülen Rumların geri gelmesini sağlayacak mı? Ruhban okulunu açacak mı? Azınlık kiliselerini kültür merkezi olmaktan çıkaracak mı? Azınlıklara bakanlıklardan bütçe ayıracak mı?

Helalleşmek güzeldir, vicdanidir. Mutlaka olmalıdır. Ama sadece bir propaganda aracı olarak değil, gerçek anlamda bütün mağdurların sıkıntıları gerçek anlamda değerlendirilirse olabilir. Yoksa sözde bir helalleşme soyut bir kavramdan ileriye gitmez.

TOP