

PKK, 'Hareket Yönetimi' imzasıyla yayınladığı açıklamada, Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasanın Öcalan'ı kapsaması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir” ifadeleri kullanıldı.
Türkiye’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrı sonrası fesih ve silah bırakma kararı alan PKK, "Apocu Hareket Yönetimi" imzasıyla bir açıklama yayınladı. Açıklamada örgüt tarafından, Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
PKK, DEM Parti ile AKP arasında yapılan görüşmelerin ardından Temmuz ayında çerçeve yasanın çıkarılması yönünde mutabakat sağlandığı yönündeki açıklamaları hatırlatarak, bu süreçte Öcalan'ın görüş ve önerilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Mezopotamya Ajansı'ndaki habere göre, iktidara yakın çevrelerde yer alan, hazırlanacak çerçeve yasada Abdullah Öcalan ve örgüt yönetimine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmayacağı yönündeki değerlendirmelere tepki gösterildi.
"Rêber Apo'nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir" denilen açıklamada, “Öcalan'ın özgür koşullara kavuşmasını sağlayacak hukuki düzenlemenin çözüm süreci açısından gerekli olduğu” vurgulandı.
PKK açıklamasında, yalnızca silah bırakmayı esas alan bir yaklaşımın kalıcı çözüm üretmeyeceği savunularak, örgüt yönetiminin de demokratik siyaset zeminine katılımını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtildi.
Mezopotamya Ajansı'nda yer alan ve 'Hareket Yönetimi' imzasını taşıyan açıklama şu şekilde:
"Rêber Apo ile 2 aydır görüşme yaptırılmıyor. Kürt sorununun çözümüyle ilgili barış ve demokratik toplum süreci sürerken Kürt halkının baş müzakerecisiyle görüşme yaptırılmaması izahı zor bir durumdur. DEM Parti heyeti AKP heyeti ve Devlet Bahçeli ile görüşme yaptıktan sonra çerçeve yasanın Temmuz’da çıkması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. İki üç gün sonra da DEM Parti heyetinin 23 Temmuz’da Rêber Apo ile görüşeceği belirtildi. Cumhurbaşkanı ve bazı AKP yetkilileri defalarca bu sürecin çok önemli olduğunu vurguladılar. Böyle bir konuda birinci dereceden muhatapla 2 ay görüşme yaptırılmaması söylemle pratiğin uygun olmadığının ifadesidir. Çözüm için gerekli bir çerçeve yasa çıkarılacaksa bu tek taraflı irade ve dayatmayla olmaz. Mutabakat karşılıklı görüşlerin uzlaşmasıyla sağlanır. Dolayısıyla Rêber Apo’nun önerdiği taslak ve düşüncelerinin dikkate alınması gerekir.
‘Sürecin sabote edilmesi anlamına gelir’
Biz Hareket olarak düşüncelerimizi daha önce kamuoyuna sunmuştuk. Bu açıdan yeni bir açıklama yapmak istemiyorduk. Ancak DEM Parti ile AKP görüşmesinden sonra yine çerçeve yasa konusunda kabul edilmeyecek bazı değerlendirmeler yapıldı. AKP’ye yakın olan bazıları bu çerçeve yasada Rêber Apo ile ilgili bir maddenin olmayacağı, yönetici kadroların da bu yasa dışında tutulacağı yönlü ifadelerde bulundular. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir. Bu açıdan Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir. Ancak bir çerçeve yasa bunu sağlatırsa tartışılan konularda gelişme yaratabilir.
Barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesini isteyen her kesimin Rêber Apo’nun bu sürecin temel aktörü olduğunu açıkça kabul etmesi gerekir; bu da ancak yasayla olur. Sadece iktidarın değil, tüm muhalif siyasi güçler ve sivil toplum örgütlerinin de sürecin başarısı için Rêber Apo’nun muhataplığı konusunda olumlu bir tutum ortaya koymaları çok önemlidir. Çünkü sorunlar ancak hukuki ve yasal hale geldiğinde bir çözümden söz edilebilir.
‘Yönetim kadrosunu uzak tutmak çözüm ortaya çıkarmaz’
Eğer 50 yıldır süren çatışmalı durum hukuki ve siyasi zemine çekilerek çözülecekse Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz. Bu açıdan Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğünün tam olduğu demokratik siyasete katılımını sağlayacak bir yasanın çıkarılması çözmek istenilen sorunun doğası gereğidir.
Türkiye’nin iç ve dış sorunlarını çözmesi açısından Kürt sorununun çözümünün kök yasası olacak bu yasanın olgun çıkması önemli olmaktadır. Sorunu sadece silahların bırakılmasına indirgeyen bir anlayışın bu süreci başarıya götürmesi beklenemez.
‘Tek çözüm yolu demokratikleşme’
Çatışma sürecinin tümden sonlanması ve Kürt sorununun çözümü de esas olarak bir demokratikleşme konusudur. Eğer çatışma, şiddet ve savaşta ısrar edilmeyecekse sorunların tek çözüm yolu demokratikleşmedir. Demokratikleşmeyi öncelemeyen her politika çatışma ve savaşta ısrar etmektir. Bu nedenle Rêber Apo onlarca yıl süren çatışmalı süreci sonlandırmak için barış ve demokratik toplum çözümünde ısrar etmektedir."
Devamı +
20 Temmuz 2026 By Sabro in Haberler, İnsan Hakları
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
By Sabro in Haberler, Türkiye
Devamı +
19 Temmuz 2026 By Sabro in Basında Sabro, Haberler, İnsan Hakları, Makaleler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Kültür Sanat
Devamı +
By Sabro in Haberler
Devamı +
By Sabro in Haberler, Makaleler, Turabdin
Devamı +
18 Temmuz 2026 By Sabro in Dünya, Haberler